|
DANIŞMA SAĞLIKLI İŞ İLİŞKİLERİNİN TEMELİDİR
4857 sayılı İş Yasası uzun tartışmalardan sonra yürürlüğe girdi. Şimdi bu
Yasaya dayalı olarak çıkarılması gereken yönetmelikler bekleniyor.
Yasa oldukça geniş bir danışma mekanizması yürütülerek hazırlandı. Öncelikle
“Bilim Kurulu” tüm tarafların temsil edildikleri geniş bir yapıyı
içeriyordu. Kurulda hazırlanan tasarı, uzun bir süre işçi ve işveren
kesimleri arasında tartışıldı ve üzerinde tarafların uzlaşmaya vardıkları
konular uzlaşma yönünde değiştirildi.
Tarafların aralarında yaptıkları bu görüşmelerden başka, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanının da başkanlık ettiği bir dizi toplantı yapılarak geniş bir
uzlaşma ortamının sağlanması amaçlandı.
Başlangıçta tasarının üçte birine yakın kısmında kesin uzlaşmazlık vardı ve
yukarıda değinilen çalışmalar sonucunda bu uzlaşmazlık üç maddeye kadar
indi. Böylece sosyal diyalog mekanizmasının sağlıklı biçimde işlemesi
halinde iş ilişkilerinde barışçı yönde önemli yol alınacağı somut bir
biçimde bir kez daha görüldü.
ÜÇLÜ DANIŞMA VE YÖNETMELİKLER
Yönetmelikler konusuna değinerek yazıya başlamamın nedeni, bunların
hazırlanmaları sırasında üçlü danışma yöntemine başvurmanın iş ilişkilerinde
sağlıklı bir temelin oluşması ve Yasanın uygulanması sırasında doğması olası
bazı belirsizliklerin başlangıçta giderilmesi bakımından yararlı olacağı
düşüncesinde olmamdır.
Ayrıca 4857 sayılı Yasa’nın 114’ üncü maddesi “Üçlü danışma kurulu” isimli
bir kurulu öngörmektedir. Söz konusu maddenin gerekçesinde “Çalışma hayatına
ilişkin düzenlemelerde ve endüstriyel ilişkilerde sosyal tarafların
görüşlerinin alınmasına ve çalışmaların her safhasında ortak diyalog ve
işbirliğinin sağlanması ve ILO normlarına uygunluğun sağlanması amacıyla “
böyle bir maddenin düzenlendiği belirtilmektedir.
Böylece bugüne değin sürdürülen diyalog uygulamaları, yasal bir zemine
taşınmış ve üçlü danışma yasal zorunluluk haline gelmiştir. Anılan madde
üçlü danışma sistemine, mevcut işçi, işveren ve kamu görevlileri
konfederasyonlarını dahil etmektedir. Böylece iş ilişkilerinin tarafları
üçlü danışma sistemi içinde yer alacaklardır.
ÜÇLÜ DANIŞMA HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ
“Uluslararası Çalışma Normları Uygulamasının Geliştirilmesinde Üçlü Danışma
Hakkında 144 Sayılı Sözleşme” ILO tarafından 2 Haziran 1976 tarihinde kabul
edilmiştir. İşveren ve işçilerin serbest ve bağımsız örgütler kurma ve toplu
pazarlık haklarına sahip olmaları yanında bunlara etkinlik kazandırmak,
uluslararası çalışma standartlarının da bu yolla geliştirilmesine katkıda
bulunmak amacıyla böyle bir sözleşmeye ihtiyaç duyulmuştur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi bu sözleşmeyi 26.11.1992 tarihinde 3851 sayılı
Yasa ile kabul etmiştir. Ülkemiz bu sözleşmenin tarafıdır.
Böylece 4857 sayılı Yasanın 114’ üncü maddesi ile öngörülen düzenleme
sonucunda, bir yönetmelik ile usul ve esasları belirlenecek olan “Çalışma
barışının ve endüstri ilişkilerinin geliştirilmesinde, çalışma hayatıyla
ilgili mevzuat çalışmalarının ve uygulamalarının izlenmesi amacıyla; Hükümet
ile işveren, kamu görevlileri ve işçi sendikaları konfederasyonları arasında
etkin danışmayı sağlamak üzere, üçlü temsile dayalı istişari mahiyette bir
danışma kurulu” oluşturulması ile söz konusu ILO Sözleşmesine de uyum
sağlanmıştır.
Sözleşmenin 4’ üncü maddesinde, bu Sözleşmede getirilen usullerin idari
yönden desteklenmesi sorumluluğu yetkili makama verilmektedir.
SONUÇ
Yukarıda belirtilen sözleşmenin ilgili maddesine göre, sekreteryası Bakanlık
tarafından yürütülecek Üçlü Danışma Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Başkanlığında ve konfederasyon başkanlarından oluşan merkezi bir
birimin altında oluşacak çeşitli komitelerden, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı bölge müdürlükleri görev alanlarına doğru dağılacak bir yapıyı
içermelidir. Böylece çalışma yaşamını ilgilendiren sorunlar ve yapılacak
yeni düzenlemeler diyalog ortamı içinde ve düzenli periyotlar içinde
izlenebilir.
Son yıllarda oluşmuş bulunan diyalog ortamı böylece daha kalıcı ve kurumsal
hale gelecek, 144 sayılı ILO Sözleşmesi de bu şekilde yaşama geçirilmiş
olacaktır. |