|
Toplu İşçi Çıkarma İle İlgili Hükümlere Aykırılık
Geçici iş ilişkisinin sosyal sigorta karşısındaki durumunu önceki yazımızda
inceledik. İş Yasasına cezalar açısından baktığımız bu yazı dizisine konunun
önemi nedeni ile bu nedenle ara verdik.
Bu yazımızda 4758 sayılı Yasanın 100’ncü maddesini değerlendireceğiz. Bu
madde toplu işçi çıkarma hükümlerine aykırılık hallerini düzenlemektedir.
Toplu işçi çıkarma nedir ?
Yasa toplu işçi çıkarma kavramına bazı sayısal ölçütler getirmiştir.
29’ncu maddenin (a) bendinde, bir ay içinde aynı gün veya farklı günlerde
20-100 arası işçi çalışan işyerinde en az 10 işçinin, (b) 101-300 arası işçi
çalışan işyerinde en az yüzde on oranında işçinin, (c) 301 işçiden fazla
çalışan işyerinde ise en az 30 işçinin işten çıkarılması toplu çıkarma
sayılacaktır.
“İşveren, ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin
gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, ..” durumu, en az otuz gün
önceden, işyeri sendika temsilcilerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı’nın ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumu’na
bildirecektir.
Toplu işçi çıkarmak isteyen işveren, yukarıda belirtilen bildirimlerinde,
(a) işçi çıkarmanın nedenlerini,
(b) çıkarmadan etkilenecek işçi sayısını ve grupları,
(c) işe son verme işlemlerinin hangi zaman dilimi içinde gerçekleşeceğini
belirtmek zorundadır.
İşyerinde sendikal örgütlenme varsa, sendika temsilcisi ile işveren arasında
görüşme yapılacak ve çıkarılacak işçi sayısı konusunda yapılacak bu
görüşmeler ile toplu çıkarmanın önlenebilmesi veya çıkarılacak işçi
sayısının azaltılabilmesi ve bu çıkarmanın işçiler arasındaki olumsuz
etkilerinin azaltılması yolları araştırılacaktır.
Bu görüşmelerin bir belgeye bağlanması gerekmektedir.
İşçilere yapılacak fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma
bildirimini bölge müdürlüğüne yapmasından otuz gün sonra hüküm doğuracaktır.
Bu maddenin “Bilim Kurulu” tarafından hazırlanmış olan metninde işyeri işçi
temsilcisi ile de görüşme yapılacağı düzenlenmişti. Fakat işyeri işçi
temsilciliği kurumu yasa metninden çıkarılmış olduğundan, sendikal
örgütlenme olmayan yerlerde neden otuz gün beklemek gerekeceği sorusu
doğmaktadır.
Otuz gün beklemenin gerekçesi, yukarıda değinildiği gibi işçi çıkarma
konusunda yapılacak görüşmelerde bir gelişmenin olabileceğinin
beklenmesidir.
Devam Edecek
(05.12.2003)
Toplu işçi çıkarma hükümlerine aykırılık (II)
Eğer işyeri, faaliyetine son vermek suretiyle ve tümüyle kapatılacaksa durum
sadece otuz gün öncesinden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş kurumuna
bildirilecektir. Bu bildirim işyerinde de işçilere ilan yolu ile
duyurulacaktır.
Toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden başlamak üzere, altı ay içinde,
işyerine, çıkartılmış olan işçilerin yaptıkları nitelikte iş veya işler için
işçi alınması gerektiğinde, işten çıkarılan işçilerden nitelikleri uygun
olanlar tercihen işe çağırılmalıdır.
Mevsim veya kampanya işlerinde çalışmakta olan işçilerin, toplu çıkarma
koşullarını taşır biçimde işten çıkarılmaları, mevsim veya kampanya sonu
niteliklerine bağlı ise bu tür işten çıkarmalar toplu işçi çıkarma
niteliğinde sayılmayacaktır.
Toplu işçi çıkarma işlemleri, daha önce belirttiğimiz gibi, maddede sayılan
nedenler ile olacağı için bunlar hakkında iş güvencesi hükümlerinin
uygulanmaması gerekecektir. Bu nedenler “geçerli neden”ler olarak
değerlendirilecektir.
Ancak, toplu işçi çıkarma için geçerli neden sayılabilecek bu nedenler,
Yasanın iş güvencesi olarak tanımlanan 18, 19, 20 ve 21’nci maddelerinin
uygulanmasını engellemek amacıyla kullanılamaz.
Böyle bir durum olduğu ileri sürülerek, bu maddelerden yararlanmak yani iş
güvencesi hükümlerinden yararlanmak için dava açılabilir.
Toplu işçi çıkarma ile ilgili düzenlemelere aykırı davranma halinde 4758
Sayılı Yasa’nın 100’ncü maddesi uyarınca işten çıkarılan her işçi için 200
milyon lira para cezası uygulanabilecektir.
(Yazım tarihi 8.12.2003)
|