ÇALIŞMA
YAŞAMINDA GELİŞMELER
Anayasa Mahkemesince İş Yasası’nda bir iptal
Henüz Resmi Gazete ile yayınlanmamış olmasına karşın, 4857 Sayılı İş
Yasası’nın 20’nci maddesinde yer alan “Toplu İş Sözleşmesinde hüküm
varsa veya” cümlesi iptal edilmiştir. Söz konusu madde “Fesih
Bildiriminde İtiraz ve Usulü” içermektedir.
Yasada yer alan ve iş güvencesi olarak adlandırılan sistemin nasıl
işleyeceğine ilişkin olan bu maddede, iş sözleşmesi fesih edilen bir
işçinin, fesih bildiriminde bir neden gösterilmediği veya gösterilen
nedenin geçerli olmadığını ileri sürmesi halinde iş mahkemesinde dava
açabileceği belirtilmektedir.
Aynı maddede, toplu iş sözleşmesinde hüküm olması halinde veya taraflar
anlaşırlarsa, uyuşmazlığın özel hakem tarafından da çözülebileceği hükmü
bulunmaktadır.
İş Yasası’nda İş güvencesinden yararlanma hakkı olan bir işçiye
mahkemeye baş vurma yerine, işçi ile işverenin anlaşması halinde, iş
sözleşmesinin feshi ile ilgili uyuşmazlık konusunu bir özel hakeme
götürebilme seçeneği de getirilmişti.
Özel hakem yoluna baş vurulması, toplu iş sözleşmesi ile de önceden
kararlaştırılabilecekti.
Konu tartışılıyordu
İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlık konusunun, yargı yerine özel
hakem tarafından çözümlenmesi öğretide de tartışılmaktaydı. 158 sayılı
Uluslar arası Çalışma Örgütü Sözleşmesi, iş güvencesi konusunu içeren
bir sözleşmedir. Bu sözleşme konu ile ilgili olarak özel hakem
seçeneğini kabul etmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal istemini, sadece toplu iş sözleşmesi ile
önceden belirleme yönünden kabul ettiği anlaşılmaktadır. İptal kararı,
Resmi Gazete ile yayınlandığı gün yürürlüğe girecektir. Kararın
yayınlanmasından sonra, özel hakem artık tarafların anlaşması halinde
söz konusu olacaktır.
Özel Hakem Yönetmeliği çıkarma yetkisi de iptal edildi (1)
4857 sayılı İş Yasası’nın 20’nci maddesi son fıkrasında “özel hakemin
oluşumu, çalışma esas ve usulleri çıkarılacak bir yönetmelikle
belirlenir” hükmü vardı. Bugüne kadar taslaklar hazırlanmasına karşın,
söz konusu yönetmelik yürürlüğe giremedi.
Bilimsel görüşler, yönetmeliği çıkaracak makamın hükümde yer almadığını,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bu konuda kendini yetkili
gördüğünü ileri sürüyorlar(2).
Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında da, bu konuda yapılması
gereken düzenlemelerin, yönetmeliklere bırakılmasını kabul etmediği ve
bu yönde iptal kararları verdiği görülmektedir.
Sanayi, Ticaret, Tarım ve Orman İşleri başlıklı 111’nci madde de iptal
edildi
Söz konusu madde ile, İş Yasası’nın uygulanması bakımından bir işin
sanayi, ticaret, tarım ve orman işlerinden sayılıp sayılamayacağı,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir
yönetmelik ile belirlenecekti.
Ayrıca tarım ve ormandan sayılan işlerde çalışanların, çalışma
koşullarına ilişkin hükümler, hizmet akdi, ücret, işin düzenlenmesi ile
ilgili hususlar yine Bakanlık tarafından çıkarılacak bir yönetmelik ile
belirlenecekti. Bundan amaçlanan, uzun yıllardan beri bir iş yasasına
sahip olmayan tarım ve orman çalışanlarının, İş Yasası kapsamına
alınmaları, fakat bu alanın sahip olduğu farklı koşulların
değerlendirilerek, bir yönetmelikle bu koşulların dikkate alınmasıydı.
Anlaşıldığı kadarı ile Anayasa Mahkemesi, Yasada herhangi bir örnek bile
verilmeden, hangi işlerin sanayi, ticaret, tarım ve orman işinden
sayılacağının idareye verilmesini çok geniş bir yetki olarak görmüştür.
Tarım ve orman iş kolunda çalışanların çalışma koşullarının da
belirlenmesinin idareye bırakılması, aynı şekilde iptal edilmiş. İptal
kararı yayından itibaren altı ay sonra yürürlüğe girecek.
(1) Prof. Dr. Ercan Akyiğit, Çimento İşveren Dergisi, özel ek, Kasım
2005 |