|
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
Gelir Vergisi Sirküleri/3
|
Konusu |
Bireysel emeklilik sistemi ve diğer şahıs sigortalarına ödenen
katkı payı ve primlerin matrahın tespitinde indirimi ve elde
edilen gelirlerin vergilendirilmesi |
|
Tarihi |
13/08/2003 |
|
Sayısı |
GVK-3/2003-3/Bireysel Emeklilik Sistemi-1 |
|
|
|
|
İlgili olduğu maddeler |
Gelir Vergisi Kanunu Madde 22, 40, 63, 75, 86, 89, 94
4697 Sayılı Kanun Geçici Madde 1 |
|
İlgili olduğu kazanç türleri |
Ticari Kazanç, Ücret, Menkul Sermaye İradı ve Yıllık Beyanname
Verilmesini Gerektiren Gelirler |
1- Giriş
Ülkemizde bireysel emeklilik sisteminin oluşturulmasına yönelik yasal
düzenlemeden sonra, bireylerin sisteme katılmaları dolayısıyla
ödeyecekleri katkı paylarının vergi matrahlarının tespitinde indirim
konusu yapılması, katkı paylarının değerlendirileceği emeklilik
fonlarının kazançlarının vergilenmesi ve nihayet bireylerin sistemden
elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesine yönelik olarak,
28/06/2001 tarih ve
4697 sayılı
Kanunla,
Gelir
ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında değişiklikler yapılmıştır. Bu
değişiklikler bireysel emeklilik sisteminin yanı sıra şahıs
sigortalarını da kapsamaktadır.
Bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortalarına ilişkin katkı payı
ve primlerin vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması ve
elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik olarak
Bakanlığımıza iletilmiş sorulara ilişkin açıklamalar bu sirkülerin
konusunu oluşturmaktadır.
2- Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi
2.1- Gelirin Niteliği
Katılımcılardan toplanan katkı payı veya primlerin nemalandırılarak
hak sahibine geri ödenmesi esasına dayalı bireysel emeklilik sistemi
ve benzeri nitelikteki birikimli şahıs sigortaları kapsamında elde
edilen gelirler,
Gelir Vergisi
Kanununun 75 inci maddesinde
menkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır.
Katılımcıların sistemde kalma süreleri ve ayrılma biçimleri elde
edilen gelirin niteliğini değiştirmemektedir.
2.2- Birikimsiz Sigorta Poliçeleri Dolayısıyla Elde Edilen Gelirler
Belirli risklere karşı yapılan ve riskin gerçekleşmesi halinde hak
sahibine belirli bir ödeme yapılmasını öngören birikimsiz sigorta
poliçeleri kapsamında yapılan ödemeler gelir vergisinin konusuna
girmemektedir. Dolayısıyla, bu nitelikteki gelirlerin
Gelir Vergisi
Kanununun 75 inci maddesi
kapsamında menkul sermaye iradı olarak değerlendirilmesi mümkün
değildir.
2.3- Karma Poliçeler Dolayısıyla Elde Edilen Gelirler
Ölüm, maluliyet ve benzer risklere karşı yapılan riziko teminatları
ile birikimli teminatların aynı poliçede gösterilmesi durumunda, söz
konusu poliçenin birikimli teminata isabet eden kısmı ile ilgili
olarak yapılacak ödemeler menkul sermaye iradı olarak
değerlendirilecektir. Birikimler dışında, sadece riskin gerçekleşmesi
halinde yapılan ödemeler ise gelir vergisinin konusuna girmemektedir.
Ölüm, maluliyet ve benzer risklerin gerçekleşmesi halinde risk
teminatına ilaveten sigortalıya risk anındaki birikimlerinin değerinin
ödenmesi veya birikim veya risk teminatından yüksek olanın ödenmesi
esasına dayalı poliçelerde ödeme riskin gerçekleşmesine bağlı olarak
yapılsa dahi, birikimli teminata isabet eden tutar menkul sermaye
iradı olarak değerlendirilecektir.
Örneğin; birikim veya risk teminatından yüksek olanın ödenmesi esasına
dayalı bir poliçe kapsamında, riskin gerçekleştiği anda risk
teminatının birikimden daha yüksek olması halinde, ödenecek tutarın
birikime isabet eden kısmı menkul sermaye iradı olarak gelir vergisine
tabi olacaktır. Risk teminatı ile birikim arasındaki tutar ise gelir
vergisine tabi olmayacaktır. Ancak riskin gerçekleştiği anda birikim
tutarının daha yüksek olması halinde ödenecek tutarın tamamı menkul
sermaye iradı olarak değerlendirilecektir.
2.4- Elde Edilen Gelirlerde İstisna Uygulaması
Gelir Vergisi
Kanununun 22 nci maddesinde
yapılan düzenleme ile elde edilen gelirlerin bir kısmı gelir
vergisinden istisna edilmiştir.
Bu düzenlemeyle;
-Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlara yapılan
ödemelerin % 25’i ,
-Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan diğer sigorta
şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenlere yapılan ödemelerin %
10’u,
gelir vergisinden istisna edilmiştir.
Bireysel emeklilik sistemi ile diğer şahıs sigortalarından vefat,
maluliyet ve tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan
ödemelere de yukarıda belirtilen istisna uygulanacaktır.
Ayrıca tek primli yıllık gelir sigortalarına ilişkin ödemelerin tamamı
gelir vergisinden istisna edilmiştir.
2.5- Gelir Vergisi Tevkifat Uygulaması
Gelir Vergisi
Kanununun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının 15 numaralı bent hükmü uyarınca, emeklilik ve
sigorta şirketleri; bireysel emeklilik sözleşmeleri ve birikimli şahıs
sigortaları dolayısıyla yaptıkları ödemelerden, istisna edilen
tutarlar hariç, gelir vergisi tevkifatı yapmak durumundadır.
Bakanlar Kurulu 24/12/2002 tarih ve
2002/5000
sayılı Kararı(*)
ile uygulanacak tevkifat oranlarını aşağıdaki şekilde belirlemiştir.
Bireysel emeklilik ile diğer sigorta şirketlerince;
-
On yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılanlara
yapılan ödemelerden % 15,
-
On yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik
sisteminden emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile diğer şahıs
sigortalarından on yıl süreyle prim veya aidat ödeyenlere ve vefat,
maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan
ödemelerden % 10,
-
Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu
sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle
ayrılanlara yapılan ödemelerden %5,
oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.
Daha öncede belirtildiği üzere,
Gelir Vergisi
Kanununun 22 nci maddesinin
1 numaralı fıkrası uyarınca gelir vergisinden istisna edilen tutarlar
üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.
Birikimli şahıs sigortaları kapsamında yapılacak tevkifat 07/10/2001
tarihinden itibaren düzenlenen poliçelere ilişkin olarak yapılacak
ödemeler açısından geçerlidir.
2.6- Elde Edilen Gelirin Yıllık Beyanname ile Beyanı
Gelir Vergisi
Kanununun 86 ncı maddesinin
birinci fıkrasının 1 numaralı bendinin (a) alt bendinde yer alan hükme
göre, bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortalarından elde edilen
ve menkul sermaye iradı olarak tanımlanmış gelirler tutarı ne olursa
olsun yıllık beyanname ile beyan edilmeyecektir.
Dolayısıyla,
Gelir Vergisi
Kanununun 94 üncü maddesi
kapsamında yapılan tevkifat nihai vergileme olmaktadır.
2.7- 07/10/2001 Tarihinden Önce Akdedilen Poliçeler ile İlgili
Ödemeler
Birikimli şahıs sigortaları açısından önceki bölümlerde yapılan
açıklamalar 07/10/2001 tarihinden önce akdedilmiş şahıs sigorta
poliçeleri dolayısıyla yapılan ödemeler bakımından geçerli değildir.
Kazanılmış haklarda herhangi bir kayba neden olmamak bakımından,
4697 sayılı
Kanunun Geçici 1 inci maddesinde,
bu poliçeler kapsamında yapılan ödemelerle ilgili olarak, Gelir
Vergisi Kanununun 4697 sayılı Kanunla değişmeden önceki
23,
25,
75
ve
94
üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
3- Ödenen Katkı Payı ve Primlerin Vergi Matrahının Tespitinde İndirim
Konusu Yapılması
3.1- Ödenen Katkı Payları ve Sigorta Primlerinin Ücret Matrahının
Tespitinde İndirimi
Vergiye tabi ücret matrahının tespitinde bireysel emeklilik sistemine
ödenen katkı payının elde edilen ücretin %10’una kadar olan kısmı
indirim konusu yapılabilecektir. Bireysel emeklilik dışında kalan
şahıs sigortaları için ödenen primlerin ise elde edilen ücretin %5’ine
kadar olan kısmı ücret matrahının tespitinde indirilebilecektir.
Bireysel emeklilik sistemi ile diğer şahıs sigortaları için ödenen
primlerin birlikte olması halinde matrahtan indirim konusu
yapılabilecek tutar ücretin %10’u ile sınırlı olacaktır. Bu durumda
şahıs sigorta primleri için %5’lik sınır ayrıca aranacaktır.
Örnek:
Bir ücretlinin Kasım 2003 döneminde ücret matrahının tespitinde
indirim konusu yapabileceği katkı payı ve prim ödemelerine ilişkin
bilgiler aşağıdaki gibidir.
|
Aylık Brüt Ücret |
1.000.000.000 TL |
|
Bireysel Emeklilik Sistemi Katkı Payı Ödemesi |
40.000.000.TL |
|
Şahıs Sigorta Primleri Ödemesi |
80.000.000.TL |
|
|

|
|
Önceki Dönemlerde (Ocak-Ekim/2003) İndirim Konusu Yapılmış Toplam
Tutar |
540.000.000.TL |
|
Asgari Ücretin Yıllık Tutarı |
3.672.000.000.TL |
|
Brüt Ücretin %10’u |
100.000.000.TL |
|
Brüt Ücretin %5’i |
50.000.000.TL |
Bu bilgilere göre, ücretlinin, şahıs sigorta primi ile ilgili olarak
matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecek tutar ücretinin
%5’i olan 50 milyon lira ile sınırlıdır. Dolayısıyla 80 milyonluk prim
ödemesinin 50 milyonluk kısmı indirim konusu yapılabilecektir. Bu
durumda şahıs sigorta primi olarak indirim konusu yapılacak tutarın
yanı sıra bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payının tamamı
olan 40 milyon lira da matrahın tespitinde indirim konusu
yapılacaktır. Böylece indirilebilecek toplam tutar 90 milyon lira
olacaktır.
İndirim konusu yapılacak katkı payı veya prim tutarının tespitinde
esas alınacak ücret işveren tarafından çalışana hizmeti karşılığında
ödenen aylık (maaş), prim, ikramiye, sosyal yardımlar ve zamlar gibi
sürekli nitelikteki ödemelerin brüt tutarlarının toplamı olacaktır.
Gider karşılığı olarak ödenen tutarlar (yapılan gerçek bir giderin
karşılığı olsun olmasın) dikkate alınmayacaktır.
Bir takvim yılı içerisinde bireysel emeklilik ve diğer şahıs sigorta
primleri ile ilgili olarak yapılabilecek indirim tutarı asgari ücretin
yıllık tutarını aşmayacaktır. Bu sınırlama yıllık bazda dikkate
alınacak olup, yıl içinde asgari ücret tutarında meydana gelebilecek
değişiklikler, indirim yapılacak tutarların hesabında dikkate
alınacaktır.
Ücretlinin eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık,
sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta
poliçeleri için ücretli tarafından ödenen primler ile bireysel
emeklilik sistemine ödenen katkı payları da yukarıda belirtilen
sınırlamalar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.
Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ile şahıs sigorta
primlerinin vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi
için; bireysel emeklilik şirketlerinin 4632 sayılı Bireysel Emeklilik
Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun 8 inci maddesinde yer alan hüküm
uyarınca emeklilik branşında ruhsat almış şirketlerden olması, şahıs
sigorta şirketlerinin ise Türkiye’de yerleşik ve merkezinin Türkiye’de
olması gerekmektedir.
Küçük çocuk tabirinden, 18 yaşını doldurmamış ve mükellef tarafından
bakmakla yükümlü olunan (nafaka suretiyle bakılanlar dahil) kişilerin
anlaşılması gerekmektedir.
Örnek:
Kasım 2003 döneminde bireysel emeklilik sistemine katılan bir
ücretlinin ücret matrahının tespitinde indirim konusu yapabileceği
katkı payı ve prim tutarlarının belirlenmesine ilişkin bilgiler
aşağıdaki gibidir.
|
Aylık Brüt Ücret |
5.000.000.000 TL |
|
Bireysel Emeklilik Sistemi Katkı Payı Ödemesi |
300.000.000.TL |
|
Şahıs Sigorta Primleri Ödemesi |
100.000.000.TL |
|
Eş Adına Şahıs Sigorta Primi Ödemesi |
200.000.000.TL |
|
|
|
|
Önceki Dönemlerde (Ocak-Ekim/2003) İndirim Konusu Yapılmış Toplam
Tutar |
2.500.000.000.TL |
|
Asgari Ücretin Yıllık Tutarı |
3.672.000.000.TL |
|
Brüt Ücretin %10’u |
500.000.000.TL |
|
Brüt Ücretin %5’i |
250.000.000.TL |
Eşin ücret geliri veya yıllık beyanname ile beyanı gereken başkaca bir
geliri bulunmamaktadır.
Bu bilgilere göre, brüt ücreti 5 milyar lira olan ücretli, bireysel
emeklilik sistemi ve şahıs sigortaları için ödediği toplam 600 milyon
liranın 500 milyon liralık kısmını (brüt ücretinin %10’u) gelir
vergisi matrahının hesaplanmasında indirim konusu yapabilecektir.
Ücretlinin Kasım ayına kadar indirim konusu yaptığı tutar ile Kasım
ayında indirim konusu yapabileceği tutarın toplamı asgari ücretin
yıllık tutarından düşük olduğu için, asgari ücret tutarı ile ilgili
sınırlamanın Kasım ayında yapılabilecek indirim tutarına bir etkisi
olmayacaktır.
3.2- Ödenen Katkı Payları ve Sigorta Primlerinin Yıllık Beyanname ile
Beyan Edilecek Gelirlerde İndirimi
Yıllık beyanname veren mükellefler, vergi matrahlarının tespitinde
bireysel emeklilik sistemine ödedikleri katkı payının beyan edilen
gelirin %10’una kadar olan kısmını gelir vergisi matrahlarının
tespitinde indirim konusu yapabileceklerdir. Bireysel emeklilik
dışında kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin ise beyan edilen
gelirin %5’ine kadar olan kısmı matrahın tespitinde indirim konusu
yapılacaktır. Beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi
beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamından
önceki tutar esas alınacaktır.
Bireysel emeklilik sistemi ile diğer şahıs sigortaları için ödenen
primlerin birlikte olması halinde matrahtan indirim konusu
yapılabilecek tutar beyan edilen gelirin %10’u ile sınırlı olacaktır.
Bu durumda şahıs sigorta primleri için %5 oranındaki sınır ayrıca
aranacaktır.
Örnek:
Yıllık beyanname verecek olan bir mükellefin 2003 yılı matrahının
tespitinde indirim konusu yapabileceği katkı payı ve prim tutarlarına
ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.
|
Beyan Edilen Gelir |
30.000.000.000 TL |
|
Bireysel Emeklilik Sistemi Katkı Payı Ödemesi |
0 TL |
|
Şahıs Sigorta Primleri Ödemesi |
2.400.000.000.TL |
|
|
|
|
Asgari Ücretin Yıllık Tutarı |
3.672.000.000.TL |
|
Beyan Edilen Gelirin %10’u |
3.000.000.000.TL |
|
Beyan Edilen Gelirin %5’i |
1.500.000.000.TL |
Mükellef tarafından 2003 takvim yılında sigorta şirketine ödenen 2,4
milyar liralık prim tutarı, asgari ücretin yıllık tutarını aşmamakla
birlikte, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve
geçmiş yıl zararları toplamından önceki tutarın %5’ini aştığından
gelir vergisi matrahından indirebilecek tutar 1,5 milyar lira
olacaktır.
Bu örnekte mükellef tarafından ödenen 2,4 milyar lira bireysel
emeklilik sistemine ilişkin katkı payı olsaydı, bu tutarın tamamı,
elde edilen gelirin % 10’unu ve asgari ücretin yıllık tutarını
aşmadığından, matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecekti.
Mükellefin eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık,
sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta
poliçeleri ve bunlar adına bireysel emeklilik sistemine ödenen prim ve
katkı payları da yukarıda belirtilen sınırlamalar çerçevesinde indirim
konusu yapılabilecektir.
Örnek:
2003 yılında ticari faaliyeti 40 milyar lira kar ve serbest meslek
faaliyeti 10 milyar lira zararla sonuçlanan bir mükellefin 2003 yılı
matrahının tespitinde indirim konusu yapabileceği katkı payı ve prim
tutarlarına ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.
|
Beyan Edilen Gelir |
30.000.000.000 TL |
|
Bireysel Emeklilik Sistemi Katkı Payı Ödemesi |
2.500.000.000.TL |
|
Şahıs Sigorta Primleri Ödemesi |
400.000.000.TL |
|
Küçük Çocuklar Adına Şahıs Sigorta Primi Ödemesi |
1.000.000.000.TL |
|
|
|
|
Asgari Ücretin Yıllık Tutarı |
3.672.000.000.TL |
|
Beyan Edilen Gelirin %10’u |
3.000.000.000.TL |
|
Beyan Edilen Gelirin %5’i |
1.500.000.000.TL |
Gerek bireysel emeklilik sistemi gerekse şahıs sigorta primleri için
ödenen tutarlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde beyan edilen gelirin %
10’u ve/veya % 5’i olarak belirlenmiş sınırların altında kalmakla
birlikte, toplam indirim tutarı beyan edilen gelirin %10’u olan 3
milyar lira olacaktır. Bu örnekte, beyan edilen gelir 40 milyar lira
olsaydı asgari ücretin yıllık tutarına ilişkin sınırlama nedeniyle
indirim konusu yapılabilecek tutar 3.672.000.000.TL olacaktı.
Mükelleflerce ödenen prim ve katkı paylarının yıllık beyanname ile
beyan edilen gelirden indirebilmesi için, bu prim ve katkı paylarının
ücretin safi tutarının tespitinde ayrıca indirilmemiş olması
gerekmektedir.
Mükellefin eşi ve çocuklarının ayrı beyanname vermeleri halinde, eş ve
çocuklar adına ödenen prim ve katkı payları öncelikle kendi
gelirlerinden indirilecektir.
3.3- 07/10/2001 Tarihinden Önce Akdedilen Poliçeler ile İlgili Primler
Kazanılmış haklarda herhangi bir kayba neden olmamak bakımından,
4697 sayılı
Kanunun Geçici 1 inci maddesinde,
07/10/2001 tarihinden önce akdedilmiş şahıs sigorta poliçeleri
kapsamında ödenen primlerin vergi matrahının tespitinde indirimi ile
ilgili olarak, Gelir Vergisi Kanununun 4697 sayılı Kanunla değişmeden
önceki
63
ve
89
uncu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, söz
konusu poliçelerle ilgili olarak ödenen primler açısından
147
ve
216
numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde yapılan açıklamalar geçerli
olacaktır.
07/10/2001 tarihinden önce akdedilmiş sigorta poliçeleri için
Gelir Vergisi
Kanununun 63/3 üncü maddesinde
4697 sayılı
Kanunla
değişiklik yapılmadan önceki hükümleri, 07/10/2001 tarihinden itibaren
akdedilmiş sigorta poliçeleri için ise
4697 sayılı
Kanunla
değişik yeni hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Aynı dönemde hem
eski hem yeni akdedilmiş sigorta poliçeleri için ödenen primlerin ise
birbiri ile ilişkilendirilmeksizin ayrı ayrı hükümlere göre
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Örneğin, bir kişinin 07/10/2001 tarihinden önce ve bu tarihten sonra
düzenlenmiş şahıs sigorta poliçeleri için prim ödemesi halinde indirim
konusu yapılacak prim tutarının belirlenmesinde öncelikle 07/10/2001
tarihinden önce düzenlenmiş olan şahıs sigorta poliçesi için ödenen
primin dikkate alınması gerekmektedir. İndirilen bu tutarın o aydaki
brüt ücretin % 5’inin altında kalması durumunda ise, % 5’e ulaşıncaya
kadar 07/10/2001 tarihinden sonra düzenlenmiş olan şahıs sigorta
poliçesi için ödenen primler indirim konusu yapılabilecektir.
4- İşverenler Tarafından Ücretliler Adına Ödenen Katkı Paylarının
Ticari Kazancın Tespitinde İndirimi
Gelir Vergisi
Kanununun 40 ıncı maddesinin
9 numaralı bendinde yer alan hüküm işverenler tarafından ücretliler
adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarının, ücretlerle
ilişkilendirilmeksizin, ticari kazancın tespitinde gider olarak
indirilmesine imkan tanımaktadır.
Bu kapsamda indirim konusu yapılabilecek tutar, ücretlinin elde ettiği
ücretin %10’unu ve yıllık bazda asgari ücretin yıllık tutarını
aşamayacaktır.
Gerek işverenler gerekse ücretliler tarafından ödenen ve vergi
matrahının tespitinde dikkate alınan katkı paylarının toplamı,
ücretlinin elde ettiği ücretin %10’unu ve yıllık bazda asgari ücretin
yıllık tutarını (Gelir
Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde belirlenen oran ve haddi)
aşamayacaktır.
Hem işveren hem de ücretli tarafından katkı payı ödenmesi ve toplam
tutarın yukarıda belirtilen sınırı aşması halinde, indirimin öncelikli
olarak ücret matrahının tespitinde mi yoksa ticari kazancın tespitinde
mi yapılacağı konusu taraflarca serbestçe belirlenebilecektir.
Örnek:
Ücretlinin Kasım 2003 döneminde bireysel emeklilik sistemine ödediği
katkı payı tutarı 300 milyon liradır. Bu tutarın yarısı işveren
tarafından emeklilik şirketine ödenmektedir.
|
Aylık Brüt Ücret |
2.000.000.000 TL |
|
Bireysel Emeklilik Sistemi Katkı Payı Ödemesi (ücretli) |
150.000.000.TL |
|
Bireysel Emeklilik Sistemi Katkı Payı Ödemesi (işveren) |
150.000.000.TL |
|
|
|
|
Önceki Dönemlerde (Ocak-Ekim/2003) İndirim Konusu Yapılmış Toplam
Tutar |
600.000.000.TL |
|
Asgari Ücretin Yıllık Tutarı |
3.672.000.000.TL |
|
Brüt Ücretin %10’u |
200.000.000.TL |
|
Brüt Ücretin %5’i |
100.000.000.TL |
Ödenen katkı payı toplam tutarı 300 milyon lira olmasına rağmen brüt
ücretin %10’unun 200 milyon lira olması nedeniyle, hem işçi hem de
işveren tarafından toplam indirilecek katkı payı tutarı 200 milyon
lira olacaktır.
İndirimde ücret matrahının tespitine öncelik verilmesi durumunda,
ücretli tarafından ödenen katkı payı 150 milyon lira
Gelir Vergisi
Kanununun 63/3 üncü maddesi
uyarınca, ücretin safi tutarının tespitinde indirim konusu
yapılacaktır. Aynı dönemde işveren tarafından ödenen tutarın sadece 50
milyon liralık kısmı ücretle ilişkilendirilmeksizin ticari kazancın
tespitinde gider olarak indirilecektir. İşveren tarafından ödenen
ancak
Gelir Vergisi
Kanununun 40/9 uncu maddesi
uyarınca indirilemeyen 100 milyon lira ise ücret olarak
vergilendirilmek suretiyle ticari kazancın tespitinde dikkate
alınacaktır.
(*)
30/12/2002 tarih ve 24979 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
|
|
|
Osman ARIOĞLU |
|
Gelirler Genel Müdürü |
|