İbraname hak düşürücü bir belgedir. İbraname veren bir kişi haklarından feragat...
İş Müfettişleri Derneği ve Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından düzenlenen...
Konut yöneticileri kapıcılar için iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimi...
3.4.2012 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan, Danıştay Onbeşinci Daire...
Değişiklikler aşağıda (B) bölümünde Yönetmeliğin ilgili maddelerine...
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile ilgili Anayasa Mahkemesi Kararı
Karar 15 Aralık 2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır.
5510 sayılı Kanunun 56’ncı maddesinde yer alan ““Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” şeklindeki son fıkrasının Anayasa’nın 2., 5., 10., 11., 12., 17., 20., 35., 60. ve 138. maddelerine aykırılık savıyla iptali istenmiştir.
Konu, önlerine gelen davalar nedeniyle, Diyarbakır, Zonguldak ve Malatya iş mahkemeleri tarafından Anayasa Mahkemesine götürülmüştür.
Anayasa Mahkemesi; aşağıda belirtilen gerekçelerle söz konusu maddenin Anayasaya aykırı olmadığına karar vermiştir.
“5510 sayılı Yasa’nın 34. maddesinde öngörülen ölüm aylığını alabilmek için “evli olmamak” koşulunu aşmak amacı ile iyi niyete dayanmayan ve dürüst olmayan boşanma isteği ve çabası ile boşanma kararı elde edilip buna bağlı olarak ölüm aylığı alınması, açıkça hakkın kötüye kullanılmasıdır. Hakkın kötüye kullanılması hukuk devletinin koruması altında değerlendirilemez. Bu nedenle hakkın kötüye kullanılmasını engellemeyi amaçlayan itiraz konusu kural hukuk devletine aykırı bir düzenleme olarak görülemez.”
“Resmi evliliği olmadan birlikte yaşayanlar ile ölüm aylığı alabilmek için hakkını kötüye kullanarak resmi evliliğini boşanma ile sonlandırıp boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam edenler söz konusu hakkı kullanmak bakımından eşit kabul edilemeyeceklerinden, bunlar arasında eşitlik karşılaştırması yapılamaz.”
“Ölüm aylığı, doğrudan sigortalıya ilişkin bir ödeme değildir. Yasa koyucunun sosyal güvenlik konusuna geniş bir yaklaşımının sonucu sigortalının ölümü ile aranan koşulların sağlanması halinde sigortalının geride kalan hak sahipleri açısından getirdiği bir ödemedir. İtiraz konusu kural, hak edilmediği halde ölüm aylığı alınarak hakkın kötüye kullanılmasına engel olma amacını taşıdığından ölüm aylığı almayı hak edenler açısından SGK’nın mali kaynakları çerçevesinde Anayasa’nın 60. maddesinde ifade edilen güvenceyi sağlamaya çalışmanın bir gereğidir. Ölüm aylığı alabilmek için öngörülen koşulun hakkın kötüye kullanılarak sağlanmak istenmesi sosyal güvenlik hakkıyla bağdaştırılamaz.
Bunun yanında ölüm aylığı, sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal yapısıyla doğrudan ilgilidir. Anayasa’nın 65. maddesine göre, “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” Ölüm aylığı alabilmek için boşanarak eşiyle birlikte fiilen yaşamaya devam eden kadınlara haksız ve yersiz ödeme yapılması ile oluşacak maliyetin, SGK’nınaktüeryal dengelerini olumsuz etkilememesi için yasa koyucunun bu düzenlemeyi getirdiği anlaşılmaktadır.”
Çalışma Hayatından Haberler
Yargıtay Kararları
İş Kanunu
Genel Sağlık Sigortası
Toplu İş Hukuku
İş Sağlığı ve Güvenliği
Sosyal Sigortalar
Yabancılar Hukuku


















