%@ Language=JavaScript %>
|
|
ÇALIŞMA
YAŞAMININ CEZALARINDA YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLER 1.Giriş 8 Şubat 2008 tarihli Resmi Gazete ile yayınlanan, 23/1/2008 tarih ve 5728 Sayılı “TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA VE DİĞER BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN” ile çalışma yaşamını ilgilendiren pek çok yasada yer alan bazı ceza hükümlerinde değişiklikler yapıldı. Söz konusu Yasa ile Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu
Muvakkatı isimli Yasadan başlayıp,
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu da dahil olmak üzere 152 kanunun
bazı maddelerinde değişiklikler yapıldı.
Ceza adalet sistemimizi oluşturan temel ceza kanunları olarak adlandırılan
Türk Ceza Kanunu, Kabahatler Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisince
kabul edilerek 1 Haziran 2005 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Bu Yasa ile yürürlükteki bir çok kanunun cezalarında değişiklikler
yapılmıştır. Yasanın genel gerekçesinde belirtildiği gibi; Kabahatleri suç
olmaktan ve ceza kanunlarının kapsamı dışına çıkarma eğiliminin bir sonucu
olarak, çeşitli hususlarda düzenleme getiren özel kanunlarda bazı fiiller
karşılığında idarî yaptırımlar öngörülmektedir. Bu fiiller karşılığında,
genellikle parasal nitelikte bir yaptırım öngörülmektedir. Ancak, bu parasal
yaptırım, bir ceza hukuku yaptırımı olan "adlî para cezası" değil; idarî
yaptırım olarak "idarî para cezası" niteliği taşımaktadır. Esasen, her ikisi
de belli bir miktar paranın kişiden alınıp devlet hazinesine intikalinden
ibaret gibi görünürse de; adlî nitelikteki para cezası ile idarî nitelikteki
para cezası arasında,
·
karar veren merci, · yaptırımın infaz sureti, · yaptırıma bağlanan kanunî neticeler
bakımından önemli farklılıklar bulunmaktadır. İdarî nitelikteki "para cezası", bir uyarı fonksiyonu gördüğü gibi, kamu açısından oluşmuş olan zararın giderilmesi amacına da hizmet edebilir. Bu nedenle, idarî para cezasının mislî nitelikte olması mümkündür. Özellikle ekonomik hayata ilişkin düzenlemeler kapsamında oldukça sık bir şekilde idarî nitelikte ceza yaptırımlarına yer verilmektedir. Bu bağlamda yürürlüğe konan kanunlarda veya kanun hükmünde kararnamelerde kazuistik hükümlere yer verilmektedir. Bu kazuistik düzenlemeler arasında bir sistem birliğinin varlığından söz edilemez. Bunlar arasında bir ahenksizlik hâkim bulunmaktadır. Bu nedenle, idarî nitelikteki yaptırımlarla ilgili olarak genel bir kanun olarak Kabahatler Kanunu kabul edilmiştir. Bu Kanunda, idarî yaptırımları gerektiren fiiller yani kabahatler açısından kanunîlik ilkesi, zaman bakımından uygulama ve sorumluluk esasları, zamanaşımı, idarî yaptırımların hukukî niteliği, çeşitleri ve sonuçları, bu yaptırımların yerine getirilmesi rejimi gibi konular, bir sistematik çerçevesinde düzenlenmiştir. Ayrıca, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolu da düzenlenmiştir. Kabahatler Kanununda idarî yaptırımlarla ilgili olarak belirlenen genel hükümler nedeniyle, bu hükümlerin özel kanunlarda tanımlanan kabahatler hakkında da uygulanması gerekmektedir.
Çalışma yaşamını ilgilendiren bazı kanunlarda da bu suretle değişiklikler
yapılmıştır. Bunlar şu şekilde özetlenebilir.
2. 5728 Sayılı Kanunla Çalışma Yaşamına İlişkin Kanunlarda Yapılan
Değişiklikler
2.1. 2/1/1924
tarihli ve 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanunun 10’ncu
maddesindeki,Kanuna muhalefetin cezası, 87 liradan 100 liraya
çıkarılmıştır.(MADDE 4).
2.2.a.13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 26’ncı maddesinde,
“a) Çalıştırdığı gazeteci ile yazılı iş akdi yapmayan işverene beher mukavele için yediyüz Türk Lirası, (Değişiklikten önce; 600 milyon Lira olarak belirlenmişti) b) Kıdem tazminatını gazeteciye ödemeyen işverene ikibinbeşyüz Türk Lirası, (Değişiklikten önce;iki miyar Lira olarak belirlenmişti) c) Ölüm tazminatını hak sahiplerine ödemeyen işverene ikibinbeşyüz Türk Lirası, (Değişiklikten önce;iki milyar Lira olarak belirlenmişti)
idarî para cezası verilir, (MADDE
147)
Ancak bu cezalar yeniden değerleme katsayısı ile her yıl artarak,
2008 yılında,
26/a maddesinin cezası, 1.087 TL
26/a maddesinin cezası, 3.624 TL
26/a maddesinin cezası, 3.624 TL olarak uygulanıyordu.
2.2.b.5953 sayılı Kanunun
27’nci maddesinde yer alan “birmilyarikiyüzmilyon lira” ibaresi “binbeşyüz
Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. (MADDE 148)
Bu maddenin cezası ise yeniden değerleme oranı artışlarıyla, 2.174 TL olarak
uygulanıyordu.
2.2.c.5953 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 29- Gazeteciye bu Kanunun 21 inci maddesinde yazılı yıllık
izni vermeyen veya izni vermiş olup da izin müddetine
ait ücreti ödemeyen işverene, yıllık izin vermediği veya izin süresine ait
ücretleri ödemediği kimsenin izin müddetine tekabül eden ücretler yekununun
üç katı kadar idarî para cezası verilir; ayrıca gazeteciye ödenmesi gereken
ücret toplamı, iki kat olarak ödenir.” (MADDE 149)
Bu maddenin cezası “Gazeteciye bu Kanunun 21 inci maddesinde yazılı yıllık izni
vermeyen veya izni vermiş olup da izin müddetine ait
ücreti ödemeyen işveren, yıllık izin vermediği veya izin süresine ait
ücretleri ödemediği kimsenin izin müddetine tekabül eden ücretler yekununun
iki katını ilgili gazeteciye
ödemeye ve ayrıca bu miktar ağır para cezasına mahkum edilir.”
Şeklindeydi.
2.2.d.5953 sayılı Kanunun
30’ncu maddesinde yapılan değişiklik ile, Kanundaki gereklerin yerine
getirilmesiyle gazetecinin kazancının azaltılamayacağı hükmüne muhalefetin
cezası, (25’nci madde) iki milyar
lira olarak düzenlenmişken, ikibinbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası
olarak belirlenmiştir. 2008 yılında
ise, yeniden değerleme oranına göre, 3.624 TL olarak uygulanıyordu.
Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları, o yerin Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürü tarafından verilir.”
(MADDE 150)
2.2.e.5953 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesinde yapılan değişikle Kanunun ek 1’nci maddesinde yazılı fazla saatlerle çalışma ücretlerini gazeteciye ödemeyen veya mezkur maddede yazılı zam hadlerinden daha aşağı hesap etmek suretiyle ödeyen işverene, ödemediği fazla saat ücretleri tutarının veya eksik ödediği ücretler tutarı “İki misli miktarında ağır para cezası” olarak belirlenmiş miktardan beş katı kadar idarî para cezası verilir şekline dönüştürürlmüştür. (MADDE 151)
2.3.2/3/1954 tarihli ve 6301 sayılı Öğle Dinlenmesi Kanununun 7’nci maddesinde yapılan değişiklikle, Kanun hükümlerine muhalif olarak müstahdem ve işçilerine öğle dinlenmesi yaptırmayan işveren veya işveren vekillerine verilecek para cezası seksen yedi milyon liradan yüz Türk Lirası idarî para cezasına artırılmıştır. Bu Kanunun 5’nci maddesine muhalif hareket eden işveren veya işveren vekiline, müstahdem veya işçi kazançlarının veya bu kimselere ait sair hakların daha aşağı hadlere indirilmesinden dolayı müstahdem veya işçilerin uğradıkları zararın iki katı kadar hafif para cezası hükmü aynı miktar idarî para cezasına dönüştürülmüştür. Bu maddedeki idarî para cezalarını vermeye belediye encümeni yetkilidir. (MADDE 176) 2.4.a.20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununun 50’nci maddesinin (c) ve (ç) bentlerinde değişiklik yapılmış, c) 12’nci madde gereğince işinden ayrılan gemi adamına çalışma belgesi vermeyen, beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekiline verilecek ceza bir milyar liradan binbeşyüz Türk Lirasına, daha fazla işçi çalıştıranlara ise iki milyar liradan üçbin Türk Lirası idarî para cezasına artırılmıştır. 2008 yılında bu cezalar ilk kademede, 1.810 TL ve ikinci kademede ise 3.620 TL olarak uygulanıyordu.
ç) 13’ncü madde gereğince sakat ve eski hükümlü gemi adamı
çalıştırma ile ilgili kanun ve tüzük hükümlerine uymayan işveren veya
işveren vekiline çalıştırmadığı her sakat veya eski hükümlü ve
çalıştırmadığı her ay için verilen idari para cezası,
bir milyar beşyüz milyon liradan
ikibin Türk Lirasına yükseltilmiştir . 2008 yılında bu ceza iki bin
yediyüz onsekiz TL olarak uygulanıyordu. (MADDE 319) şekli
Suçların tekrarı halinde, cezalar iki misli olarak uygulanmaktaydı.
Yeni Yasa değişikliği ile tekerrür halinde iki katı uygulaması
kaldırılmıştır.
2.4.b.854 sayılı Kanunun
51’nci maddesinde yapılan değişiklikle,
b) 28’nci madde gereğince gemiadamının fazla çalışma ücretini ödemeyen, c) 29’ncu madde gereğince gemiadamının ücretini zamanında ve tam olarak ödemeyen, ç) 33’ncü maddede sözü geçen iaşe veya nakden ödeme zorunluluğuna uymayan, d) 37’nci maddede sözü geçen asgari ücretten aşağı ücret ödeyen, işveren veya işveren vekili hakkında, bu durumda olan her gemiadamına karşılık, ödemediği meblağ veya temin ile mükellef olduğu iaşenin tekabül ettiği bedelin, bin Türk Lirasından aşağı olmamak üzere iki katı tutarında idarî para cezası verilir hükmü getirilmiştir.
b) 26’ncı maddede gösterilen iş sürelerine uymayan, İşveren veya işveren vekili hakkında bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Birinci fıkradaki fiiller yurt dışında işlendiği takdirde verilecek cezalar iki kat olarak uygulanır. 20’nci madde hükümlerine aykırı harekette bulunarak kıdem tazminatının öngörülen esaslar dışında veya saptanan miktar veya tavan aşılarak ödenmesi için emir veya talimat veren veya bu yolda hareket eden özel veya kamu kurumu veya kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, müessese müdürü, muhasebe müdürü gibi yetkili sorumluları hakkında, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde altı aydan iki seneye kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur. Kanuna aykırı olarak fazla ödenen miktarın da ayrıca Hazine lehine re’sen tahsiline karar verilir hükmü getirilmiştir. (MADDE 320)
Yasanın değişiklikten önceki halinde, 51/1 maddesinde öngörülen
cezalar, 700 milyon liradan aşağı olmamak şeklindeydi. Bu ceza, 2008
yılında, bin iki yüz altmışsekiz TL’dan aşağı olmamak üzere şeklinde olarak
uygulanıyordu.
51/2’nci maddede uygulanan cezalar ise bir milyon sekizyüz on TL
olarak uygulanıyordu. Bu maddedeki ceza bir milyar liraydı.
Bu maddede, kıdem tazminatını öngörülen esaslar dışında veya tavanı
aşarak ödeyen ve bu yolda talimat verenler için öngörülen altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası, 1475 sayılı Yasada yer almış olan hükümle aynıdır.
Bu hüküm 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer almamıştır.
2.4.c.854 sayılı Kanunun 52’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “yediyüzmilyon lira” ibaresi “bin Türk Lirası” ve ikinci fıkrasında yer alan “üçyüzellimilyon lira” ibaresi “beşyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. (MADDE 321)
Bu cezalar birinci fıkra için bin iki yüz altmışsekiz TL, ikinci
fıkra için altı yüz otuz üç TL olarak uygulanıyordu. Söz konusu madde gemi
adamlarının ikamet ettikleri yerler ve gemide iaşe edilmelerini düzenleyen
Tüzüğe muhalefetleri içermektedir.
2.4.d.854 sayılı Kanunun
53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “dörtyüzmilyon lira” ibaresi
“beşyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. (MADDE 322)
İaşe imkanı sağlanamayan gemi adamlarına nakden ödeme yapılacağına ilişkin
olan bu maddeye muhalefetin cezası yedi yüz yirmi iki TL olarak
uygulanıyordu.
2.5.a.5/5/1983
tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun
5’nci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik,
sendika kurucusu olunabilmesine
ilişkin mahkumiyet koşullarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri
dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi şeklindedir. “Sendika kurucusu olabilmek için; Türk vatandaşı, medeni hakları kullanmaya ehil ve sendikaların kurulacağı işkolunda fiilen çalışır olmak; Türkçe okur-yazar olmak ve ayrıca; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetin bulunmaması şarttır.” (MADDE 384)
.2.5.b.2821 sayılı Kanunun 14’ncü maddesinin onüçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Seçimler sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı
işlenen suçlar, kamu görevlilerine karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.” (MADDE
385)
Kanunun 14’ncü maddesinin onüçüncü fıkrasında yer alan “Devlet
memurları” ibaresi, 5237 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde yer alan “Kamu
görevlileri” tanımına uygun hale getirilmiştir.
2.5.c.2821 sayılı Kanunun 59’ncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 59- 1. 8 inci madde, 9 uncu maddenin dördüncü fıkrası, 22 nci maddenin dördüncü fıkrası, 26 ncı maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen ilan ve bildirimleri yapmayanlara ikiyüz Türk Lirası; 62 nci maddede belirtilen bildirim yükümlülüğüne uymayan işverenlere ise, bildirilmeyen her işçi için yüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. 2. 2 nci maddenin birinci ve ikinci fıkrası kapsamında olmayanlar ile 20 nci maddede belirtilen izni almadan veya 29 uncu maddenin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrasına aykırı hareket eden işverenlere, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. 3. 31 inci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket eden işverene, 44 üncü maddenin bir ve dördüncü fıkraları hükümlerine, 51 inci maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonun sorumlu görevlilerine ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. 4. 39, 49 ve 50 nci madde hükümlerine aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonun, tüzüğüne göre sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. 5. 38 inci maddenin birinci ve ikinci fıkrasına aykırı davranışta bulunan işçiler ile işverenler veya işveren vekilleri veya bu konuda karar veren işçi veya işveren kuruluşunun yetkili organlarının başkan ve üyelerine, altı aya kadar hapis cezası hükmedilir. 6. 37 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonların sorumlu yetkililerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası hükmedilir. 7. 40 ıncı maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden kurum ve kuruluşların yetkili sorumlularına fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suçu oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Malî yardım veya bağışı kabul eden sendika veya konfederasyonların yetkili sorumlularına da altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun konusunu oluşturan malî yardım veya bağış Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere olunur. Ayrıca, yapılan malî yardım veya bağış, suçun faillerinden genel hükümlere göre tazmin olunur. 40 ıncı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden sendika veya konfederasyon sorumlu yetkilileri hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, adlî para cezasının miktarı, malî yardım veya bağışın bir mislinden az olamaz. 40 ıncı maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket eden işçi ve işverenlerle kuruluş, dernek ve vakıfların yetkili sorumluları hakkında beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, adlî para cezasının miktarı, malî yardım veya bağışın beş mislinden az olamaz. Bu yardım veya bağış, bir işçi sendikası veya konfederasyonunca, bir işveren, işveren sendikası veya konfederasyonunu; bir işveren sendikası veya konfederasyonunca da işçi sendikası veya konfederasyonunu malî yollarla desteklemek amacıyla yapıldığı takdirde ayrıca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. 8. Bu Kanun hükümlerine göre yapılan seçimlerin düzen içerisinde ve sağlıklı biçimde yürütülmesi amacıyla hâkimin ve sandık kurulunun aldığı tedbirlere uymayanlara, fiil suç oluşturmadığı takdirde, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. 14 üncü maddeye göre yapılacak seçimlerle ilgili oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
9. Bu madde hükmüne göre idarî para cezasına karar vermeye
Cumhuriyet savcısı yetkilidir.” (MADDE 386)
59’ncu maddenin 1, 2, 3, 4’ncü fıkrasındaki cezalar, yürürlükteki 16
yaşından büyükler için uygulanan asgari ücretin brüt miktarının beşte
birinden az olmamak üzere, 62’nci maddede belirtilen bildirim yükümlülüğüne
uymayan işverenlere ise, bildirilmeyen her işçi için yürürlükteki 16
yaşından büyükler için uygulanan asgari ücretin brüt miktarının beşte biri
kadar ağır para cezası verilir şeklinde düzenlenmişti. Bu cezalar (ağır para
cezaları), 5252 Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında
Kanunun 5’nci maddesi uyarınca, adli para cezalarına dönüştürülmüştü ve adli
para cezalarında cezanın alt sınırı dörtyüzelli milyon, üst sınırı yüzmilyar
TL. olarak uygulanmaktaydı. Yeni Yasa ile asgari ücrete bağımlılık
kaldırılmıştır.
Kanunun 59’ncu maddesinin (1), (2), (3) ve (4) numaraları fıkralarında
yer alan ağır para cezaları fiilin işleniş şekli ve kapsamı dikkate alınarak
idarî para cezasına dönüştürülmüştür. Maddenin (7) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle, kanun hükümlerine
aykırı olarak yapılan yardımın kovuşturma başlamadan önce tamamen ve kanuni
faiziyle birlikte iade edilmesi halinde cezadan indirim yapılacağı
öngörülerek, bu maddenin uygulaması bakımından bir etkin pişmanlık hükmü
kabul edilmiştir. Ayrıca maddede yer alan ağır para cezaları adlî para cezasına
dönüştürülerek Türk Ceza
Kanununun 52’nci maddesiyle uyum sağlamıştır. Maddenin (8) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle, haksızlık
oluşturan fiilin yaptırımı, hafif hapis cezasından idarî para cezasına
dönüştürülerek 5252 sayılı Kanun ve Kabahatler Kanunu ile
uyum sağlanmıştır. Maddenin (9) numaralı fıkrasıyla, bu madde hükmüne göre idarî para
cezalarını vermeye, Cumhuriyet Savcısının yetkili olduğu belirtilmiştir. 2.6.a.5/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 56’ ncı maddesinin (4) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “4. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetin bulunmaması ve siyasi partilerin organlarında görevli olmamak,” (MADDE 387) Maddeyle Yüksek Hakem Kuruluna seçilecek üyelere ilişkin mahkûmiyet
koşulları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri dikkate alınarak yeniden
düzenlenmiştir.
2.6.b.2822 sayılı Kanunun 69’ncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 69- Bu Kanunun 22 nci maddesi hükümlerine göre mahkemece tayin edilmiş bulunan arabuluculardan, sırf tarafları ızrar kasdı ile verilen bu görevi yapmaktan kaçınan veya 23 üncü maddede belirtilen tutanağı sırf tarafları ızrar kasdı ile süresinde görevli makama tevdi etmeyen arabulucular yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Resmi arabulucu olarak görevlendirilenler görevlerinin ifası sırasında veya ifasından dolayı işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi sayılırlar.”
(MADDE 388)
Kanunun 69’ncu
maddesinde yer alan ağır para cezası, adlî para cezasına dönüştürülmüş ve
maddede yer alan “memur” ibaresi, “kamu görevlisi” olarak değiştirilmek
suretiyle, 5237 sayılı Kanuna uyum sağlanmıştır.
2.6.c.2822 sayılı Kanunun 70’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 70- Bu Kanunda belirtilen şartlar gerçekleşmeden grev veya lokavt kararı verenlerle, bunu teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya lokavta karar verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar veya devam edenler üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Grev veya lokavt kararı alınmasında gerçekleşmeyen şartlar yalnızca süre veya tebligata ilişkin ise yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar üçte birden yarıya kadar indirilir.
Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam
edenler elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.” (MADDE
389)
Kanunun 70’nci
maddesinin bir ve ikinci fıkralarında suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda;
fiilin işleniş şekli ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezaları madde
metninden çıkartılmış ve hapis cezalarının üst sınırı artırılmıştır. Maddenin dördüncü fıkrasında yer alan ağır para cezası adlî para
cezasına dönüştürülmek suretiyle, 5237 sayılı Kanunun 52’nci maddesiyle uyum
sağlanmıştır.
2.6.d.2822 sayılı Kanunun 71’nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Grev veya lokavt kararının bu Kanun
hükümlerine uygun olarak alınmasına rağmen,
kanunda yazılı şart ve usuller dışında
uygulanması halinde, bu kararı uygulayanlar, uygulanmasına veya
devamına zorlayanlar veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar
üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 390)
Kanunun 71’nci
maddesinin birinci fıkrasında suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda; fiilin
işleniş şekli ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezaları madde metninden
çıkartılmış ve hapis cezalarının üst sınırı artırılmıştır. 2.6.e.2822 sayılı Kanunun 72’nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Grev veya lokavtın 29 ve 30 uncu maddelere göre sürekli olarak, 31 inci maddeye göre de geçici olarak yasaklandığı işlere veya işyerlerine ilişkin olarak; grev veya lokavt kararı verenler, kararı kaldırmayanlar, teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya lokavt kararı verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayanlar veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile grev veya lokavta katılanlar veya devam edenler altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam
edenler altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE
391)
Kanunun 72’nci maddesinin bir ve ikinci fıkralarında
suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda; fiilin işleniş şekli ve
kapsamı dikkate alınarak ağır para cezaları madde metninden çıkartılmış ve
hapis cezalarının üst sınırı artırılmıştır. Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan üst sınırın, eylemin niteliğine göre
yeniden belirlenmiştir.
2.6.f.2822 sayılı Kanunun 73’ncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 73- Yasama, yürütme ve yargı organları ile merkezi veya mahallî idarelerce bir karar alınmasını veya alınmış bir kararın değiştirilmesini veya kaldırılmasını sağlamak veya alınmış bir kararı protesto etmek amacıyla kanun dışı grev veya lokavt kararı verenler, teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar üç aydan bir yıla kadar (eski hali üç aydan dokuz aya kadar) hapis cezası ile cezalandırılır. Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya lokavta karar verenler, grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar altı aydan üç yıla kadar (eski hali bir yıldan az olmamak üzereydi) hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar altı aydan bir
yıla kadar (eski hali altı aydan az
olmamak üzereydi) hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 392)
2.6.g.2822 sayılı Kanunun 74’ncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 74- Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyetin niteliğine, Devletin güvenliğine aykırı amaçla grev veya lokavt kararı verilmesi veya uygulanması hallerinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 73 üncü madde hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.” (MADDE 393) Maddede yer alan
suçun işlenmesi halinde fail hakkında uygulanacak yaptırımın, fiilin başka
bir suç oluşturmaması koşuluyla bu Kanunun 73’ncü maddesi hükümlerine göre
belirlenecek cezalarının yarı oranda artırılması suretiyle verileceği hükme
bağlanmıştır. Böylece maddenin eski halinde fail hakkında başka bir suç
oluştursa bile, ayrıca 73’ncü maddeye göre cezalandırılacağına ilişkin
düzenlemeye yer verilmemek suretiyle Türk Ceza Kanununun genel suç teorisine
ilişkin hükümleriyle de paralellik sağlanmıştır.
2.6.h.2822 sayılı Kanunun 75’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 75- Bakanlar Kurulunun 33 üncü maddenin birinci fıkrası
uyarınca aldığı erteleme kararından sonra grev veya lokavtı kaldırma kararı
almayanlar veya grev veya lokavta devam edenler veya katılanlar veya devama
zorlayan veya teşvik edenler ve bu yolda propaganda yapanlar altı aydan
iki yıla kadar (eski hali altı aydan
az olmamak üzereydi) hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 394)
Kanunun 75’nci maddesinde suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda; fiilin
işleniş şekli ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezaları madde metninden
çıkartılmış ve hapis cezalarının üst sınırı yeniden belirlenmiştir. 2.6.i.2822 sayılı Kanunun 76’ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 76- Bir grev oylamasının sonucuna tesir etmek maksadıyla
hile veya tehdit veya cebir kullananlar, fiilleri daha ağır cezayı
gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.” (MADDE 395)
Kanunun 76’ncı
maddesi yeniden düzenlenmiştir. Maddede yer alan suç karşılığı öngörülen
yaptırımın uygulanması fiilin daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç
oluşturmaması koşuluna bağlanmak suretiyle, Türk Ceza Kanununun suç
teorisine ilişkin genel hükümleriyle paralellik sağlanmıştır.
2.6.j.2822 sayılı Kanunun 77’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 77- Greve katılan veya lokavta maruz kaldıkları halde, grev veya lokavtın uygulandığı işyerlerinden ayrılmayanlar, işyeri önünde veya ihtara rağmen işyeri civarında topluluk teşkil edenler ile işçileri bu eylemlere zorlayan, teşvik eden veya bu yolda propaganda yapanlar (on bin liradan otuz bin liraya kadar ağır para cezası şeklindeydi) yirmi günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
Grev veya lokavt süresince işyerinde çalışmaya mecbur olan
işçilerden geçerli bir özrü olmaksızın işyerinde çalışmayanlar üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 396)
Kanunun 77’nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan ağır para cezası, adlî para cezasına
dönüştürülmek suretiyle, 5237 sayılı Kanunun 52’nci maddesiyle uyum
sağlanmış ve ikinci fıkrasında, suç karşılığı öngörülen yaptırım, suçun
işleniş şekli ve eylemin niteliği dikkate alınmak suretiyle, hapis cezası
olarak yeniden düzenlenmiştir. 2.6.k.2822 sayılı Kanunun 78’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 78- Grev ve lokavtın uygulandığı işyerlerinde 39 uncu madde gereğince çalıştırmak zorunda olduğu işçileri çalıştırmayan işveren üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 40 ıncı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen yazılı izni almadan yeni işçi alan işveren izinsiz aldığı her bir işçiyle ilgili olarak elli gün adlî para cezası ile cezalandırılır. 43 üncü madde hükmüne aykırı hareket eden işveren veya işvereni söz konusu hükme aykırı hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bu yolda propagandada bulunanlar, söz konusu hükme aykırı olarak aldıkları veya alınmasına sebep oldukları veya grev yapan işçilerin yerine çalıştırdıkları her bir işçiyle ilgili olarak yüzelli gün adlî para cezası ile cezalandırılır.
44 üncü madde hükmüne aykırı olarak işçileri konutlarından çıkaran
veya bu konutların su, gaz, aydınlatma veya ısıtma hizmetlerini kesen
işveren veya işvereni bu yolda hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya
bunun için propaganda yapanlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE
397)
Kanunun 78’nci maddesinin birinci fıkrasında suç karşılığı öngörülen
yaptırımda; suçun niteliği ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezası
madde metninden çıkartılmıştır. Maddenin iki ve üçüncü fıkralarında yer alan ağır para cezaları adlî
para cezasına dönüştürülmek suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52’nci maddesiyle
uyum sağlanmıştır. Maddenin dördüncü fıkrasında suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda;
fiilin niteliği ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezası madde metnine
alınmamış ve hapis cezasının üst sınırı yeniden belirlenmiştir. 2.6.l.2822 sayılı Kanunun 79’ncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Grev uygulanan işyerinde, “Bu işyerinde grev vardır” lokavt
uygulanan işyerinde de, “Bu işyerinde lokavt vardır” ibareleri dışında, sözü
edilen işyerleri çevrelerinde afiş, pankart gibi ilan araçlarını asan veya
yazı yazanlarla, işyeri ve çevresinde uygulanan grev sebebiyle kulübe,
baraka, çadır gibi barınma yerleri yapanlar veya yaptıranlar
(bir aydan altı aya kadar şeklindeydi) altı aya kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.” (MADDE 398)
Kanunun 79’ncu maddesinin ikinci fıkrasında suç karşılığı öngörülen
yaptırımlarda; fiilin niteliği ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezası
madde metnine alınmamıştır. 2.6.m.2822 sayılı Kanunun 80’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 80- 28 inci madde ile 51 inci maddenin birinci fıkrası, 54
üncü maddenin ikinci fıkrası, 59 uncu maddenin üçüncü fıkrası ve 63 üncü
maddede sözü edilen ilan, bildirme ve bilgi verme yükümlülüklerini yerine
getirmeyenler elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumu hakkında mahkemenin kesinleşen kararına uymayan taraf, ilgililerden birinin şikayeti üzerine, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 399) Kanunun 80’nci maddesinde yer alan ağır para cezaları, adlî para
cezasına dönüştürülmek suretiyle, Türk Ceza Kanununun 52’nci maddesiyle uyum
sağlanmıştır. 2.7.5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun 41’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 41- Bu Kanun hükümlerine göre Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarının dışında kamu ve özel kurum ve kuruluşlarında yapılan aday çırak, çırak ve kalfaların eğitimi ile işletmelerde yapılan mesleki eğitim, öğrencilerin bu eğitiminden sorumlu işletmelerin bağlı olduğu oda veya birliklerin temsilcilerinin katılımı ile Bakanlıkça; iş ortamı, sosyal güvenlik, iş güvenliği ve sağlık şartları bakımından ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca denetlenir. Denetimle ilgili raporlar valiliğe verilir. Raporlarda belirtilen hususlar valilikçe değerlendirilir ve gereği yapılır. Denetlemenin esas ve usulleri bu bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Bu Kanunun; 9, 10, 12, 13, 14, 15, 17, 20, 22, 25, 26, 28 ve 30 uncu maddelerindeki yükümlülükleri yerine getirmeyenlere ihtar cezası verilir. İhtarın tebliğinden itibaren on gün içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerden; a) 9, 10, 25, 26 ve 28 inci maddelerine aykırı davrananlara altıyüz Türk Lirası, b) 12, 13, 14, 15, 17, 20, 22 ve 30 uncu maddelerine aykırı davrananlar ile sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak fesheden işletmelere dörtyüz Türk Lirası, idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı hâlinde bu cezalar iki katına çıkarılır. Fiilin sürmesi hâlinde ise meslekten geçici men cezası verilir. Bu maddedeki idarî yaptırımlara karar vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir. Bu Kanunun 30 uncu maddesine aykırı olarak açılan işyerleri durumun öğrenilmesinden itibaren İl Mesleki Eğitim Kurulu ile ilgili mercilerin müracaatı üzerine mahallî mülkî amirce yedi gün içinde kapatılır.” (MADDE 458) 3308 sayılı Kanunun 41’nci maddesi değiştirilmiştir. Maddede yer alan
idarî yaptırım kararlarının verilmesi, kanun yolu, takip ve tahsil usulü,
Kabahatler Kanununun genel hükümlerinde ayrıntılı olarak düzenlendiğinden
madde metninden çıkarılmıştır. Ayrıca, mülga 1475 sayılı İş Kanununa yapılan
yollama, 4857 sayılı İş Kanunu olarak değiştirilmiştir. Bu cezalar asgari
ücrete bağlıydılar. 2.8.25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 54’ncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle; a) İşsizlik sigortasına ilişkin yükümlülükleri nedeniyle sigortalıların ücretlerinden indirim veya kesinti yapan işverenlere her bir sigortalı için beşyüz Türk Lirası,
b) 48 inci maddede öngörülen işten ayrılma bildirgesini Kuruma
vermeyen işverenlere her bir fiil için ayrı ayrı bin Türk Lirası, idarî para
cezası verilir.” (MADDE 478)
4447 sayılı Kanunun 54’ncü maddesi kısmen değiştirilmiştir. Maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde mülga 1475 sayılı
Kanuna ve bu Kanunun maddelerine yapılan yollamalar, 4857 sayılı İş Kanununa
göre yeniden düzenlenmiştir. Bu cezalar, ( a ) asgari ücret tutarında, ( b )
iki asgari ücret tutarındaydı. 2.9.25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 38’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 38 - Bu Kanunun; a) 20, 24 ve 26 ncı maddelerinde yer alan hükümlere aykırı hareket edenler, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası, b) 8, 14, 16 ve 17 nci maddelerinde yer alan hükümlere aykırı hareket eden kişiler, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası, ile cezalandırılır.” (MADDE 494) ( b ) fıkrası, “8, 14, 16 ve 17 nci
maddelerinde yer alan hükümlere aykırı hareket eden sendika şubesi,
sendika veya konfederasyonlara iki yüz milyon liradan az olmamak üzere
ağır para cezasına hükmedilir.”
Şeklindeydi. 2.10.27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun 21’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 21- 18 inci maddeye göre bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen bağımsız çalışan yabancı ile yabancı çalıştıran işverene her bir yabancı için ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Çalışma izni olmaksızın bağımlı çalışan yabancıya beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştıran işveren veya işveren vekillerine her bir yabancı için beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu durumda, işveren veya işveren vekili yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını karşılamak zorundadır. Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda sayılan fiillerin tekrarı hâlinde idarî para cezaları bir kat artırılarak uygulanır. Bu Kanuna göre verilmiş çalışma izni olmaksızın bağımsız çalışan yabancıya ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve varsa işyeri veya işyerlerinin Bakanlık bölge müdürlerince kapatılması kararı alınarak, bu kararın uygulanması için durum ilgili valiliğe bildirilir. Tekrarı hâlinde, varsa işyeri veya işyerlerinin kapatılmasının yanı sıra idarî para cezası bir kat artırılarak uygulanır. Bu Kanuna göre idarî para cezası ile cezalandırılan bağımlı veya bağımsız çalışan yabancılar ile yabancı çalıştıran işverenler İçişleri Bakanlığına bildirilir.” (MADDE 499) 4817 sayılı Kanunun 21’nci maddesinin bir, iki, üç ve dördüncü
fıkralarında yer alan idarî para cezaları ( gerekçeye göre; günün ekonomik
koşullarına göre) yeniden belirlenmiş, idarî para cezası verilmesinde alt ve
üst sınır öngörülmesi nedeniyle maddenin tekrara ilişkin hükümleri madde
metnine alınmamıştır. Ayrıca, maddenin altı ve sekizinci fıkraları, idarî
yaptırım kararlarının verilmesi, kanun yolu, takip ve tahsil usulü,
Kabahatler Kanununun genel hükümler kısmında ayrıntılı olarak
düzenlendiğinden, buna ilişkin hükümlere madde metninde yer verilmemiştir. Halen uygulanan idari para cezaları, yeniden değerleme katsayısı ile bu
Yasa ile getirilen düzeyin üzerindeydi. 2.11.22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 107’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 107- Bu Kanunun; a) 92 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen, b) 96 ncı maddesindeki yasaklara uymayan, işveren veya işveren vekiline sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
İş müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her
çeşit teftiş, denetleme yetki ve görevleri gereğince görevlerinin yerine
getirilmesi sırasında, görevlerini yapma ve sonuçlandırmaya engel olan
kimselere, fiil suç oluşturmadığı takdirde, sekizbin Türk Lirası idarî para
cezası verilir.” (MADDE 500)
4857 sayılı
Kanunun 107’nci maddesinin bir ve ikinci fıkralarında yer alan idarî para
cezası, yeniden belirlenmiş ve ikinci fıkrada yer alan “eylem başka bir suçu
oluştursa dahi” cümlesine, Kabahatler Kanununun 15’nci maddesi hükmü
karşısında madde metninde yer verilmemiştir. Ancak bu ceza, yeniden
değerleme oranlarıyla artmış ve 2008 yılında, 9.063 TL olmuştur. Yasanın
ilgili maddesinde yapılan değişiklikler ile, bu ceza 8.000 TL olarak
belirlenmiştir. Bu maddeye aykırı davranmanın cezası 8.000 TL olarak
uygulanacaktır 2.12.4904 sayılı Kanunun (T.İş Kurumunun Kuruluş ve Görevleri) 20’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 20- Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle; a) Yurt dışı iş ve işçi bulma faaliyetlerine ilişkin hizmet akitlerini Kuruma onaylatmayan özel istihdam bürolarına her bir hizmet akdi için üçyüz Türk Lirası, b) Kurum tarafından istenilen bilgi ve belgelerle işgücü piyasasının izlenmesi için gerekli olan istatistiksel bilgileri talebin tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Kuruma vermeyen özel istihdam bürolarına altıyüz Türk Lirası, c) Kurum müfettişlerince istenilen bilgi, belge, kayıt ve defterleri onbeş gün içerisinde ibraz etmeyen özel istihdam bürolarına binikiyüz Türk Lirası, d) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin (d) bendine aykırı davranan kişilere ikibin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar, ayrıca Kuruma onaylatılmayan her bir yurt dışı hizmet akdi için de üçyüz Türk Lirası, e) Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket eden özel kesim işyerlerine ikibin Türk Lirası, idarî para cezası verilir.
Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil
edilen miktarın tamamı Kurum hesabına aktarılır.” (MADDE 503)
Söz konusu Yasa ile ilgili olarak da idari para cezalarının Yasada yazılı
miktarları artırılmıştır. 2.14.a.5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 19’ncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Suçlar ve cezalar MADDE 19- Bu Kanunda öngörülen adlî suçlar ve cezalar şunlardır:
a) Bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik iznini
almadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişiler veya kuruluşların
yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır. Maddenin ski halinde 6 aya kadar hapis cezası, altı milyar liraya kadar ağır para cezası verilmesi şeklindeydi)
b) Bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen faaliyet iznini almadan
özel güvenlik faaliyetinde bulunan şirketlerin kurucu ve yöneticilerine, bu
Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen izni almadan özel güvenlik birimi
oluşturan kurum ve kuruluşların yöneticileri, bu Kanunun 14 üncü maddesinde
belirtilen izni almadan özel güvenlik eğitimi veren kurum ve kuruluşların
yöneticileri, üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Bu şekilde cezalandırılan kişiler, özel güvenlik
şirketlerinde ve özel güvenlik eğitimi veren kurumlarda kurucu ve yönetici
olamazlar. Maddenin eski halinde, bir yıla kadar hapis cezası ve yirmi milyar lira ağır para cezası şeklindeydi.
c) Bu Kanunun 11 inci maddesine göre çalışma izni verilmeyen
kişileri özel güvenlik görevlisi olarak istihdam eden kişi, kurum, kuruluş
veya şirketlerin yetkilileri, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu kişilerin silâhlı olarak çalıştırılmış olması hâlinde,
verilecek ceza bir kat artırılır. Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur. Maddenin eski halinde, bu durumdaki her kişi için üç milyar ağır para cezası verilir şeklindeydi. Silahlı olarak çalıştırılmaları halinde altı aya kadar hapis ve her kişi için altı milyar lira ağır para cezası verilir hükmü vardı. Yukarıda altı çizili kısım Yasa değişikliği ile eklenmiştir.
d) Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen özel güvenlik malî
sorumluluk sigortasını yaptırmadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden
kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri istihdam ettikleri her
kişi için yüzelli gün adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu ceza ise kişi başına üç milyar lira ağır para cezası şeklindeydi.
e) Bu Kanunda belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik
hizmeti veya özel güvenlik eğitimi verdiğini ilân eden veya reklam yapan
kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri, altı aya kadar hapis ve
elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”
Maddenin eski halinde altı aya kadar hapis ve on milyar lira ağır para
cezası vardı.
2.14.b.5188 sayılı Kanunun 20’nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “İdarî para cezasını gerektiren fiiller MADDE 20- Bu Kanunda öngörülen idarî para cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) 17 nci maddede belirtilen grev yasağına uymayan, ateşli silâhını
bu Kanuna aykırı veya görev alanı dışında kullanan veya özel güvenlik kimlik
kartını başkasına kullandıran özel güvenlik görevlisine bin Türk Lirası
idarî para cezası verilir ve bu kişilerin çalışma izni valilikçe iptal
edilir. Bu kişiler bir daha özel güvenlik görevlisi olamazlar.
Bu suçlara verilecek ceza bir milyar lira olarak belirlenmişti.
b) Diğer kişi, kurum ve kuruluşlara sağlanacak özel güvenlik
hizmetini 5 inci maddede belirtilen süre içinde ilgili valiliğe bildirmeyen
özel güvenlik şirketlerine her bildirim için bin Türk Lirası,
(her bildirim için bir milyar
liraydı) c) 6 ncı madde uyarınca mülkî idare amirlerince istenen ilave tedbirleri almayan kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine ikibin Türk Lirası, (İki milyar liraydı) d) 22 nci madde gereğince tespit edilip giderilmesi istenen eksiklikleri gidermeyen kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine ikibin Türk Lirası, (İki milyar liraydı) e) Özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran kişi, kurum ve kuruluşlara her eylemleri için bin Türk Lirası, (Bir milyar liraydı) f) 11 inci maddenin ikinci fıkrası ile 12 nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen bildirimleri süresinde yerine getirmeyenlere bin Türk Lirası, (Bir milyar liraydı) idarî para cezası verilir.
Bu maddede öngörülen idarî para cezaları mahallî mülkî amir
tarafından verilir.” (MADDE 547) Maddede ayrıca verilen cezalara itiraz yoları belirleniyordu. Bilindiği gibi idari yargı yoluna başvurma kaldırılmıştır.
2.14.c.5188 sayılı Kanunun 21’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 21- Özel hukuk tüzel kişileri ve özel güvenlik şirketleri, istihdam ettikleri özel güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verecekleri zararların tazmini amacıyla özel güvenlik malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Özel güvenlik malî sorumluluk sigortasına ilişkin esas ve usuller Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Bu maddede öngörülen özel güvenlik malî sorumluluk sigortası, Türkiye’de ilgili branşta çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğe uymayan sigorta şirketlerine Hazine Müsteşarlığınca sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” (MADDE 548)
Bu maddedeki ceza sekiz milyar lira olarak belirlenmişti. 2.14.d.5188 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 23- Özel güvenlik görevlileri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
Özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç
işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” (MADDE
549)
Maddede daha önce mevcut olan memur ibaresi kamu görevlisi olarak
değiştirilmiştir.
2.14.e.5188 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 25- Bu Kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen ruhsat
harçlarına ilişkin miktarlar her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre
belirlenecek yeniden değerleme oranına göre artırılır.” (MADDE 550)
Ruhsat harçlarının artırılma şekli belirlenmiştir. Maddenin eski
halinde cezaların da ruhsat harçları gibi yeniden değerleme oranına göre
artırılacağı belirlenmişti. Ancak idari para cezalarının, genel hükümlere
göre, her yıl yeniden değerleme oranına göre artırılması söz konusudur.
3.İş Kanununa Göre Verilen İdari
Para Cezalarına Karşı İtiraz Mercii De Değişti 8 Şubat 2008 tarihli Resmi Gazete ile yayınlanan 5728 Sayılı Kanunla idari para cezalarına itiraz yeri de bir kez daha değişti. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 108’nci maddesinde; “Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.” Hükmü vardı.. Yukarıda belirtilen fıkra hükmü, 8 Şubat 2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 578. maddesinin öö- alt bendi hükmü uyarınca yürürlükten kaldırılmıştır.Böylece, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işyerlerine verilen idari para cezalarının itiraz mercii, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.) “Genel Kanun niteliği” başlıklı 3/a. maddesindeki düzenleme esas alınarak, aynı Kanunun idari para cezalarına karşı “başvuru yolu”‘nu düzenleyen 27. maddesinde gösterilen, “Sulh Ceza Mahkemeleri” olacaktır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının a bendinde “Bu Kanunun; idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, uygulanır” biçimindeki düzenleme; idari para cezalarını uygulayan kamu idarelerinin, artık bundan sonra kendi özel kanunlarındaki özel hükümlere göre, hareket ederek uygulama yapacakları anlamına geliyor. Dolayısıyla, 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 578 / öö. maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun idari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar başlıklı 108. maddesinin ikinci fıkrasını yürürlükten kaldırarak, bu Kanuna göre uygulanan idari para cezalarına karşı başvuru yolu, ödeme zamanı, ödeme yeri, taksitlendirme ve zaman aşımı konusunda bundan böyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun uygulanacağını belirlemiştir. Konu 4857 sayılı İş Kanunu yürürlüğe girdikten sonra birkaç kez gündeme geldi. En son uygulama, yargı kararları uyarınca[1] idari yargıya itiraz edilmesi şeklindeydi ve bu durum zaten Yasanın 108’nci maddesi hükmüydü. Bu hüküm iptal edilmiş olduğundan artık Kabahatler Yasası uyarınca işlem yapılacaktır. Yasanın başvuru yolunu düzenleyen 27’nci maddesine göre, bölge çalışma müdürlüğünden gelen tebligat üzerine on beş gün içinde ilgili mahkemeye itiraz edilebilecektir. İtiraz edilmeden ödeme halinde ise dörtte bir oranında indirim yapılması söz konusudur. 31’nci maddeye göre itirazlar bir harca tabi değildir.
[1] İş Kanunu ve Vergi Uygulaması,
Ömer Benokan, Turgut Özcan,
|
|
© Copyright 2003. All rights reserved. Contact: Kaan & Ufuk Powered by Kaan Benokan |