<%@ Language=JavaScript %> ÇALIŞMA HAYATI
              

Ana SayfaMevzuatMakalelerGüncel BilgilerİstatistiklerSorularEnglishLinkler

Toplu İş HukukuBireysel İş Hukukuİş Sağlığı ve GüvenliğiYargı KararlarıBireysel EmeklilikKitaplarSağlıkSSK

Çalışma YaşamındanArşiv

 

 

5.5/5/1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sendika kurucusu olabilmek için; Türk vatandaşı, medeni hakları kullanmaya ehil ve sendikaların kurulacağı işkolunda fiilen çalışır olmak; Türkçe okur-yazar olmak ve ayrıca; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetin bulunmaması şarttır.” (MADDE 384)

 

Maddeyle sendika kurucusu olunabilmesine ilişkin mahkumiyet koşulları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmiştir.

.

2821 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin onüçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Seçimler sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı işlenen suçlar, kamu görevlilerine karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.” (MADDE 385)

 

Fıkranın (b) bendiyle, Kanunun 14 üncü maddesinin onüçüncü fıkrasında yer alan “Devlet memurları” ibaresi, 5237 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde yer alan “Kamu görevlileri” tanımına uygun hale getirilmiştir.

 

2821 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 59- 1. 8 inci madde, 9 uncu maddenin dördüncü fıkrası, 22 nci maddenin dördüncü fıkrası, 26 ncı maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen ilan ve bildirimleri yapmayanlara ikiyüz Türk Lirası; 62 nci maddede belirtilen bildirim yükümlülüğüne uymayan işverenlere ise, bildirilmeyen her işçi için yüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.  

2. 2 nci maddenin birinci ve ikinci fıkrası kapsamında olmayanlar ile 20 nci maddede belirtilen izni almadan veya 29 uncu maddenin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrasına aykırı hareket eden işverenlere, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

3. 31 inci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket eden işverene, 44 üncü maddenin bir ve dördüncü fıkraları hükümlerine, 51 inci maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonun sorumlu görevlilerine ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

4. 39, 49 ve 50 nci madde hükümlerine aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonun, tüzüğüne göre sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

5. 38 inci maddenin birinci ve ikinci fıkrasına aykırı davranışta bulunan işçiler ile işverenler veya işveren vekilleri veya bu konuda karar veren işçi veya işveren kuruluşunun yetkili organlarının başkan ve üyelerine, altı aya kadar hapis cezası hükmedilir.

6. 37 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonların sorumlu yetkililerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası hükmedilir.

7. 40 ıncı maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden kurum ve kuruluşların yetkili sorumlularına fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suçu oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Malî yardım veya bağışı kabul eden sendika veya konfederasyonların yetkili sorumlularına da altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun konusunu oluşturan malî yardım veya bağış Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere olunur. Ayrıca, yapılan malî yardım veya bağış, suçun faillerinden genel hükümlere göre tazmin olunur. 

40 ıncı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden sendika veya konfederasyon sorumlu yetkilileri hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, adlî para cezasının miktarı, malî yardım veya bağışın bir mislinden az olamaz.

40 ıncı maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket eden işçi ve işverenlerle kuruluş, dernek ve vakıfların yetkili sorumluları hakkında beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, adlî para cezasının miktarı, malî yardım veya bağışın beş mislinden az olamaz. Bu yardım veya bağış, bir işçi sendikası veya konfederasyonunca, bir işveren, işveren sendikası veya konfederasyonunu; bir işveren sendikası veya konfederasyonunca da işçi sendikası veya konfederasyonunu malî yollarla desteklemek amacıyla yapıldığı takdirde ayrıca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

8. Bu Kanun hükümlerine göre yapılan seçimlerin düzen içerisinde ve sağlıklı biçimde yürütülmesi amacıyla hâkimin ve sandık kurulunun aldığı tedbirlere uymayanlara, fiil suç oluşturmadığı takdirde, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

14 üncü maddeye göre yapılacak seçimlerle ilgili oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

9. Bu madde hükmüne göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.” (MADDE 386)

 

59’ncu maddenin 1, 2, 3, 4’ncü fıkrasındaki cezalar, yürürlükteki 16 yaşından büyükler için uygulanan asgari ücretin brüt miktarının beşte birinden az olmamak üzere, 62’nci maddede belirtilen bildirim yükümlülüğüne uymayan işverenlere ise, bildirilmeyen her işçi için yürürlükteki 16 yaşından büyükler için uygulanan asgari ücretin brüt miktarının beşte biri kadar ağır para cezası verilir şeklinde düzenlenmişti. Bu cezalar (ağır para cezaları), 5252 Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5’nci maddesi uyarınca, adli para cezalarına dönüştürülmüştü ve adli para cezalarında cezanın alt sınırı dörtyüzelli milyon, üst sınırı yüzmilyar TL. olarak uygulanmaktaydı. Yeni Yasa ile asgari ücrete bağımlılık kaldırılmıştır.

 

Kanunun 59 uncu maddesinin (1), (2), (3) ve (4) numaraları fıkralarında yer alan ağır para cezaları fiilin işleniş şekli ve kapsamı dikkate alınarak idarî para cezasına dönüştürülmüştür.

 

Maddenin (7) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle, kanun hükümlerine aykırı olarak yapılan yardımın kovuşturma başlamadan önce tamamen ve kanuni faiziyle birlikte iade edilmesi halinde cezadan indirim yapılacağı öngörülerek, bu maddenin uygulaması bakımından bir etkin pişmanlık hükmü kabul edilmiştir.

 

Ayrıca maddede yer alan ağır para cezaları adlî para cezasına dönüştürülerek  Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesiyle uyum sağlamıştır.

 

Maddenin (8) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle, haksızlık oluşturan fiilin yaptırımı, hafif hapis cezasından idarî para cezasına dönüştürülerek 5252 sayılı Kanun ve Kabahatler Kanunu ile  uyum sağlanmıştır.

 

Maddenin (9) numaralı fıkrasıyla, bu madde hükmüne göre idarî para cezalarını vermeye, Cumhuriyet Savcısının yetkili olduğu belirtilmiştir.

 

6.5/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 56 ncı maddesinin (4) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetin bulunmaması ve siyasi partilerin organlarında görevli olmamak,” (MADDE 387)

 

Maddeyle Yüksek Hakem Kuruluna seçilecek üyelere ilişkin mahkûmiyet koşulları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmiştir.

 

2822 sayılı Kanunun 69 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 69- Bu Kanunun 22 nci maddesi hükümlerine göre mahkemece tayin edilmiş bulunan arabuluculardan, sırf tarafları ızrar kasdı ile verilen bu görevi yapmaktan kaçınan veya 23 üncü maddede belirtilen tutanağı sırf tarafları ızrar kasdı ile süresinde görevli makama tevdi etmeyen arabulucular yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

Resmi arabulucu olarak görevlendirilenler görevlerinin ifası sırasında veya ifasından dolayı işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi sayılırlar.”

(MADDE 388)

 

Kanunun 69’ncu maddesinde yer alan ağır para cezası, adlî para cezasına dönüştürülmüş ve maddede yer alan “memur” ibaresi, “kamu görevlisi” olarak değiştirilmek suretiyle, 5237 sayılı Kanuna uyum sağlanmıştır.

 

2822 sayılı Kanunun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 70- Bu Kanunda belirtilen şartlar gerçekleşmeden grev veya lokavt kararı verenlerle, bunu teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya lokavta karar verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar veya devam edenler üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Grev veya lokavt kararı alınmasında gerçekleşmeyen şartlar yalnızca süre veya tebligata ilişkin ise yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar üçte birden yarıya kadar indirilir.

Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 389)

 

Kanunun 70 inci maddesinin bir ve ikinci fıkralarında suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda; fiilin işleniş şekli ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezaları madde metninden çıkartılmış ve hapis cezalarının üst sınırı artırılmıştır.

 

Maddenin dördüncü fıkrasında yer alan ağır para cezası adlî para cezasına dönüştürülmek suretiyle, 5237 sayılı Kanunun 52’nci maddesiyle uyum sağlanmıştır.

 

2822 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Grev  veya  lokavt  kararının  bu  Kanun  hükümlerine  uygun  olarak   alınmasına  rağmen,  kanunda  yazılı  şart  ve  usuller  dışında  uygulanması  halinde, bu kararı uygulayanlar, uygulanmasına veya devamına zorlayanlar veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 390)

 

Kanunun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda; fiilin işleniş şekli ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezaları madde metninden çıkartılmış ve hapis cezalarının üst sınırı artırılmıştır.

 

2822 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Grev veya lokavtın 29 ve 30 uncu maddelere göre sürekli olarak, 31 inci maddeye göre de geçici olarak yasaklandığı işlere veya işyerlerine ilişkin olarak; grev veya lokavt kararı verenler, kararı kaldırmayanlar, teşvik  edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya lokavt kararı verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayanlar veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile grev veya lokavta katılanlar veya devam edenler altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 391)

 

Kanunun 72’nci maddesinin bir ve ikinci fıkralarında  suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda; fiilin işleniş şekli ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezaları madde metninden çıkartılmış ve hapis cezalarının üst sınırı artırılmıştır.

 

Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan üst sınırın, eylemin niteliğine göre yeniden belirlenmiştir.

 

2822 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 73- Yasama, yürütme ve yargı organları ile merkezi veya mahallî idarelerce bir karar alınmasını veya alınmış bir kararın değiştirilmesini veya kaldırılmasını sağlamak veya alınmış bir kararı protesto etmek amacıyla kanun dışı grev veya lokavt kararı verenler, teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya lokavta karar verenler, grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 392)

 

Kanunun 73’ncü maddesinde suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda; fiilin işleniş şekli ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezaları madde metninden çıkartılmış ve hapis cezalarının üst sınırı yeniden belirlenmiştir.

 

2822 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 74- Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyetin niteliğine, Devletin güvenliğine aykırı amaçla grev veya lokavt kararı verilmesi veya uygulanması hallerinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 73 üncü madde hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.” (MADDE 393)

 

Kanunun 74’ncü maddesi değiştirilmiştir. Maddede yer alan suçun işlenmesi halinde fail hakkında uygulanacak yaptırımın, fiilin başka bir suç oluşturmaması koşuluyla bu Kanunun 73’ncü maddesi hükümlerine göre belirlenecek cezalarının yarı oranda artırılması suretiyle verileceği hükme bağlanmıştır. Böylece maddenin eski halinde fail hakkında başka bir suç oluştursa bile, ayrıca 73’ncü maddeye göre cezalandırılacağına ilişkin düzenlemeye yer verilmemek suretiyle Türk Ceza Kanununun genel suç teorisine ilişkin hükümleriyle de paralellik sağlanmıştır.

 

 

2822 sayılı Kanunun 75 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 75- Bakanlar Kurulunun 33 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca aldığı erteleme kararından sonra grev veya lokavtı kaldırma kararı almayanlar veya grev veya lokavta devam edenler veya katılanlar veya devama zorlayan veya teşvik edenler ve bu yolda propaganda yapanlar altı aydan  iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 394)

 

Kanunun 75’nci maddesinde suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda; fiilin işleniş şekli ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezaları madde metninden çıkartılmış ve hapis cezalarının üst sınırı yeniden belirlenmiştir.

 

2822 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 76- Bir grev oylamasının sonucuna tesir etmek maksadıyla hile veya tehdit veya cebir kullananlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 395)

 

Kanunun 76’ncı maddesi yeniden düzenlenmiştir. Maddede yer alan suç karşılığı öngörülen yaptırımın uygulanması fiilin daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç oluşturmaması koşuluna bağlanmak suretiyle Türk Ceza Kanununun suç teorisine ilişkin genel hükümleriyle paralellik sağlanmıştır.

 

2822 sayılı Kanunun 77 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 77- Greve katılan veya lokavta maruz kaldıkları halde, grev veya lokavtın uygulandığı işyerlerinden ayrılmayanlar, işyeri önünde veya ihtara rağmen işyeri civarında topluluk teşkil edenler ile işçileri bu eylemlere zorlayan, teşvik eden veya bu yolda propaganda yapanlar yirmi günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

Grev veya lokavt süresince işyerinde çalışmaya mecbur olan işçilerden geçerli bir özrü olmaksızın işyerinde çalışmayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 396)

 

Kanunun 77’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ağır para cezası, adlî para cezasına dönüştürülmek suretiyle, 5237 sayılı Kanunun 52’nci maddesiyle uyum sağlanmış ve ikinci fıkrasında, suç karşılığı öngörülen yaptırım, suçun işleniş şekli ve eylemin niteliği dikkate alınmak suretiyle, hapis cezası olarak yeniden düzenlenmiştir.

 

2822 sayılı Kanunun 78 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “MADDE 78- Grev ve lokavtın uygulandığı işyerlerinde 39 uncu madde gereğince çalıştırmak zorunda olduğu işçileri çalıştırmayan işveren üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

40 ıncı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen yazılı izni almadan yeni işçi alan işveren izinsiz aldığı her bir işçiyle ilgili olarak elli gün adlî para cezası ile cezalandırılır.

43 üncü madde hükmüne aykırı hareket eden işveren veya işvereni söz konusu hükme aykırı hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bu yolda propagandada bulunanlar, söz konusu hükme aykırı olarak aldıkları veya alınmasına sebep oldukları veya grev yapan işçilerin yerine çalıştırdıkları her bir işçiyle ilgili olarak yüzelli gün adlî para cezası ile cezalandırılır.

44 üncü madde hükmüne aykırı olarak işçileri konutlarından çıkaran veya bu konutların su, gaz, aydınlatma veya ısıtma hizmetlerini kesen işveren veya işvereni bu yolda hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bunun için propaganda yapanlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 397)

 

Kanunun 78’nci maddesinin birinci fıkrasında suç karşılığı öngörülen yaptırımda; suçun niteliği ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezası madde metninden çıkartılmıştır.

 

Maddenin iki ve üçüncü fıkralarında yer alan ağır para cezaları adlî para cezasına dönüştürülmek suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52’nci maddesiyle uyum sağlanmıştır.

 

Maddenin dördüncü fıkrasında suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda; fiilin niteliği ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezası madde metnine alınmamış ve hapis cezasının üst sınırı yeniden belirlenmiştir.

 

2822 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Grev uygulanan işyerinde, “Bu işyerinde grev vardır” lokavt uygulanan işyerinde de, “Bu işyerinde lokavt vardır” ibareleri dışında, sözü edilen işyerleri çevrelerinde afiş, pankart gibi ilan araçlarını asan veya yazı yazanlarla, işyeri ve çevresinde uygulanan grev sebebiyle kulübe, baraka, çadır gibi barınma yerleri yapanlar veya yaptıranlar altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 398)

 

Kanunun 79’ncu maddesinin ikinci fıkrasında suç karşılığı öngörülen yaptırımlarda; fiilin niteliği ve kapsamı dikkate alınarak ağır para cezası madde metnine alınmamıştır.

 

2822 sayılı Kanunun 80 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 80- 28 inci madde ile 51 inci maddenin birinci fıkrası, 54 üncü maddenin ikinci fıkrası, 59 uncu maddenin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddede sözü edilen ilan, bildirme ve bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmeyenler elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

 

 Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumu hakkında mahkemenin kesinleşen kararına uymayan taraf, ilgililerden birinin şikayeti üzerine, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.” (MADDE 399)

 

Kanunun 80’nci maddesinde yer alan ağır para cezaları, adlî para cezasına dönüştürülmek suretiyle, Türk Ceza Kanununun 52’nci maddesiyle uyum sağlanmıştır.

 

© Copyright 2003. All rights reserved. Contact: Kaan & Ufuk Powered by  Kaan Benokan