%@ Language=JavaScript %>
|
|
YENİ SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ Ömer BENOKAN www.calismahayati.net SOSYAL GÜVENLİK NEDİR ? İnsan yaşamında belirsizlikler vardır. Bunlar yaşam sürecinde, kısa vadede ve uzun vadede ortaya çıkarlar. İnsanın ve toplumsal yaşamın gelişimi içinde, bu belirsizliklere karşı önlemler, değişik biçimlerde alınmışlardır. Önce aile çevresinde alınan önlemler, daha sonra sosyal devlet ilkesinin bir sonucu olarak ve bireylere, sosyal risklere karşı güvence sağlamak üzere, sosyal güvenlik adı altında gerçekleştirilmiştir. Bir devlet politikası olarak, riskleri karşılama oranları, ülkelerin ekonomik durumlarına ve dönemlere göre farklar gösterir. SOSYAL SİGORTA SİSTEMİ Ülkemizde sosyal güvenlik, sosyal sigorta şeklinde örgütlenmiş ve mesleki faaliyet esasına göre düzenlenmiştir. Çalışma yaşamında, bağımlı ve bağımsız çalışanlar vardır. Bağımlı çalışanlar, bir veya birkaç işverene, iş sözleşmesi ile iş yapanlar, genel tanım ile işçiler ve kamu kesiminde, kamu gücünü kullanan kişiler, olarak tanımlanan memurlardır. Bağımsız çalışanlar ise, herhangi bir işverene bağlı olmadan kendi adlarına iş yapan kişilerdir. Bu gruplara giren kişilerin, sosyal güvenliklerini sağlayan üç kuruluş vardı. Bunlar Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ Kur isimli kurumlardı. Bu üç kurum, altı ayrı yasayı uygulayarak, kapsamlarına aldıkları kişilerin sosyal güvenliklerinin sağlıyorlardı. Bu yasalar şunlardır; 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Yasası, 5434 Sayılı Emekli Sandığı Yasası, 1479 Sayılı Bağ Kur Yasası, 2925 Sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Yasası, 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Yasası, 2108 Muhtar Ödenek ve Sosyal Sigortalar Yasası. SOSYAL GÜVENLİKTE SORUNLAR Sosyal güvenlik sistemleri, gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere, bir çok ülkede sorunlar içindedir. Bu sorunların başlıcası, gelir-gider dengesindeki olumsuzluktur. Özellikle çalışanların, yani karşılaşacakları risklerin bir bölümünün, sosyal güvenlik sistemi tarafından karşılanacak bireylerin, sisteme katkıları söz konusudur. Bu katkılar ve devletin sisteme katkısı, bir bilanço bağlamında denge içinde olmalıdır. Ülkemizdeki sorunların başlıcaları, sistemin, çalışanlara erken yaşta emekli olma olanağı vermesi, emekli aylığına hak kazanma koşullarındaki kolaylıklar, borçlanma kolaylıkları, sosyal yardım zamları, isteğe bağlı sigortalılık düzenlemelerindeki yanlışlıklar, aktif-pasif sigortalılık arasındaki dengesizlikler olarak sayılmaktadır. Yukarıda söz edilen denge, sisteme katkı sağlayanlar ile sistemden yararlananlar arasında belirli bir oran olmasını gerektirir. Katkı sağlayanlar, sistemden yararlananlardan daha fazla olmalıdır. Ayrıca zaman, zaman katkı alınmadan, yani karşılığında daha önce prim ödenmeden sağlanan bazı yardımlar da dengeyi bozucu etki yaparlar. Tüm bunların sonucunda, sosyal güvenlik sistemini yürütebilmek için, genel bütçeden ayrılan paylar, yıllar itibariyle artmıştır. SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN NELER YAPILMIŞ Sosyal güvenlik sisteminin, içinde bulunduğu sıkıntıları gidermek üzere, yapılan ilk büyük değişiklik çalışması, 1999 yılında, 4447 sayılı Yasa ile olmuştur. Bu Yasa aynı zamanda, İşsizlik Sigortası’nı, ilk kez Ülkemizde kuran Yasa’dır. 4447 Sayılı Yasa ile, emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde 60 olarak belirlenmiştir. Bu yaş sınırları, işe bu Yasanın yürürlük tarihi itibarıyla girenlere uygulanma beraber, mevcut sigortalılara bir geçiş süreci getirilmiştir. Bunun yanında, maaş bağlama oranında, emekli aylığının hesabında, en az maaş bağlama miktarında da değişiklikler yapılmıştır. SİSTEMDE KAPSAMLI DÜZENLEME n 6/5/2006 tarihinde kabul edilmiş olan 5502 sayılı Yasa ile n Üç sosyal güvenlik kurumu, Sosyal Sigortalar, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı birleşti. n Bu üç kurum, farklı kesimlerin sosyal güvenliklerini sağlıyorlardı. n Bu kesimlerin şimdiye dek farklı statüleri oldu ve bunlar devam edecek. n Bu Kanun ile Kuruma görev ve yetki veren diğer kanunların hükümlerini uygulamak üzere; kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî açıdan özerk, Kanunda hüküm bulunmayan durumlarda özel hukuk hükümlerine tâbi Sosyal Güvenlik Kurumu kurulmuştur. Kurum, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşudur. Merkezi Ankara'dadır.
SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU Kanun No. 5510 Kabul Tarihi : 31/5/2006 n Yasa Tasarısı hazırlanırken, Sosyal Sigortalar Yasası esas alınmış, diğer yasaların hükümleri buna adapte edilmiş, farklar belirtilmiş. n Yeni düzenlemede, (4a), 506 sayılı eski Yasa anlamında sigortalı olanları tanımlamaktadır Sigortalı sayılmayanlar (Md 6) n a) İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi, n b) Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü derece dahil bu dereceye kadar hısımlar arasında ve aralarına dışardan başka kimse katılmaksızın, yaşadıkları konut içinde yapılan işlerde çalışanlar, n c) Ev hizmetlerinde süreksiz olarak çalışanlar ile ev hizmetlerinde hizmet akdi ile sürekli çalışmasına rağmen, haftalık çalışma sürelerinin 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen sürelerden az olması nedeniyle, aylık kazançları prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olanlar, n e) Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına Türkiye’ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen kişiler ile n Türkiye’de kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, yurtdışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tabi olanlar, n Niteliği itibarıyla bir kişinin bir gün içinde yapabileceği işlerde, yevmiyeli olarak çalışanlar, Sigortalının tescili (Md 8) n İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri (iş sözleşmesi ile çalışanlar), 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından önce (işe başlamadan önce), sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirirler. n İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün n Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile n Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde n ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar, Kuruma verilmesi halinde, n Sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş sayılır Sigortalıların işleri nedeniyle geçici olarak yurt dışında bulunmaları (M10) n İşçilerin, işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri devam eder. n Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce çalıştırılmak üzere bu ülkelere götürülen Türk işçileri de bu Kanunun uygulanmasında geçici görevle yurt dışına gönderilmiş sayılır. Alt işveren n Alt işveren, asıl işverenin işyerinde çalıştırdığı sigortalıları, işverenle aralarında yaptıkları sözleşmenin ibrazı kaydıyla, Kurumdan alacağı özel bir numara ile asıl işverenin kayıtlı olduğu dosyadan bildirecek. n Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte, veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için, görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran, üçüncü kişiye alt işveren denir. n Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur. İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu(M21) n İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. n İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazası süresi içinde bildirilmez ise n İş kazasının, belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir. Sağlık raporu alınmaz ise n Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir. Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk(M23) n Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir. n Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, sorumluluk halleri aranmaksızın,( İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse) işverene ayrıca ödettirilir. Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları(M28) n İlk defa bu Kanuna göre sigortalı sayılanlara; n Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olmaları ve en az 9000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır. Yaşlılık aylığının hesaplanması(M29) n Yaşlılık aylığı, ortalama aylık kazanç ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır. n Ortalama aylık kazanç, her yıla ait prime esas kazancın, kazancın ait olduğu yıldan itibaren, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan, ortalama günlük kazancın otuz katıdır. İsteğe bağlı sigorta ve şartları (Md 50) n İsteğe bağlı sigorta; kişilerin isteğe bağlı olarak prim ödemek suretiyle, uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık sigortasına tâbi olmalarını sağlayan sigortadır. n İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için, Türkiye'de yasal olarak ikamet edenlerde; n a) Bu Kanuna tâbi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte, ay içerisinde 30 günden az çalışmak veya son bir yıl içinde 360 günden az çalışmak veya tam gün çalışmamak, n b) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak, n c) 18 yaşını doldurmuş bulunmak, n Prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında, sigortalı tarafından belirlenen günlük kazanç ve prim ödeme gün sayısı üzerinden bulunacak kazancın % 32'sidir. Bunun % 20'si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, % 12'si genel sağlık sigortası primidir. n İsteğe bağlı sigortalı olanlar, bakmakla yükümlü olunan kişi olsa dahi, genel sağlık sigortalısı sayılır ve genel sağlık sigortası primini de ödemekle yükümlüdürler Genel Sağlık Sigortası Hükümleri n Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde, toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısının olması gerekir. Şu andaki uygulama Sigortalıların, yararlanabilmeleri için, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün hastalık sigortası primi ödemiş olmaları şarttır. Bakmakla yükümlü olunanlar için ise 120 gün prim ödenmesi gerekiyor. Prime esas kazanç (Md 80) n Özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgarî ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, n görevin yerine getirilmesi için zorunlu olarak yapılan aynî yardımlar n Bakanlıkça belirlenecek diğer aynî yardımların asgarî ücretin % 30'unu geçmeyen kısmı, n “prime esas kazanca tâbi tutulmaz.” istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime esas kazanca tâbi tutulur. Üst sınırı aşan ödemeler n Ücretler hak edildikleri ay prime tâbi tutulur. n Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir. n Ücret dışındaki ödemelerin üst sınırı aşan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı izleyen aydan başlanarak, oniki ay içinde, üst sınırın altında kalan sonraki ayların, prime esas kazançlarına eklenir. Kısmi çalışmanın prim ödeme gün sayısına dönüştürülmesi n İşveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin, yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde, günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının, ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin, 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen, haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları n prime esas kazancın % 20'si n % 9'u sigortalı hissesi n % 11'i işveren hissesi İş kazası ve meslek hastalığı primi n Yapılan işin, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından, gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre, n % 1 - % 6,5 oranları arasında olmak üzere, Kurumca belirlenir. n Bu primin tamamını işveren öder Stajyerler n Yüksek öğrenimleri sırasında, zorunlu staja tâbi tutulan öğrenciler için, prim oranı prime esas kazançlarının % 1'idir. Bu prim, ilgili okul tarafından ödenecektir. Sosyal güvenlik destek primi n Yaşlılık, malullük 20% n İş kazası, meslek hastalığı 1-6,5% n Genel sağlık sigortası 12.5% n Toplam 33,5-39 arası n Sigortalı bunun 14%’ünü ödeyecek Şu sıradaki uygulama Sosyal Güvenlik Destek primi, prime esas matrahın % 30’u oranındadır. Primin ¼’ü işçi , kalanı işveren hissesi olarak ödenir. Genel sağlık sigortası primi n Prime esas kazancın %12,5'i n Bu primin % 5'i sigortalı, % 7,5'i işveren hissesidir. n Yalnız genel sağlık sigortasına tâbi olanlar için, prime esas kazancın % 12'si Devlet katkısı Devlet, sigortalının prime esas kazancı esas alınarak; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları için % 5 genel sağlık sigortası için ise % 3 oranında katkı yapacak. Sicil numarası T.C. Kimlik Numarası olacak Katılım payı alınacak Sağlık hizmetlerinden katılım payı alınacak olanlar: n a) Ayaktan tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi. n b) Ayaktan tedavide sağlanan ilaçlar, ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri. n c) Ayaktan tedavide sağlanan diğer sağlık hizmetleri. n Katılım payı, (a) bendindeki sağlık hizmetleri için 2 Yeni Türk Lirası olarak uygulanacak. n (b) ve (c) bentlerindeki sağlık hizmetleri için gereksiz kullanımı azaltma, sağlık hizmetlerinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması ve benzeri ölçütler dikkate alınarak n (b) bendi için % 10 ilâ % 20, n (c) bendi için % 3 ilâ % 6 oranları arasında olmak üzere Kurumca belirlenecek. n (a) bendindeki sağlık hizmetleri için belirlenen katılım payı tutarı, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı kadar her yıl artırılacak. Katılım payı alınmayacak haller n a) İş kazası ile meslek hastalığı halleri, n b) Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri, n c) Sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmek şartı ile Kurumca belirlenen kronik hastalıklar, n d) Kontrol muayeneleri. Hizmet basamakları ve sevk zinciri n Sağlık hizmeti sunucuları birinci, ikinci ve üçüncü basamak olarak sınıflandırılıyor. n Aile hekimleri birinci basamak hizmet sunucuları içinde yer alıyor. n Kurumca sağlık hizmetlerinin sağlanabilmesi için, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler, sevk zinciri kurallarına uygun hareket etmek zorunda olacaklar. Prim belgeleri n İşveren, asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, n ait olduğu ayı takip eden ayın yirmibeşinci gününün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, n bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlü Prim borçlarına halef olma n Sigortalıların çalıştırıldığı işyeri aktif ve pasif değerleri ile birlikte başka bir işyeri ile birleşir, devredilir veya intikal ederse, eski işverenin Kuruma olan sigorta primi ile gecikme cezası ve gecikme zammı ve faiz dahil tüm borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu hükme aykırı sözleşme hükümleri Kuruma karşı geçersizdir. Gecikme cezası n Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı, sürenin bittiği tarihten itibaren, ilk üç aylık sürede, her bir ay için % 3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. n Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara, ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar, her ay için ayrı ayrı, Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait, Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen, Devlet iç borçlanma senetlerinin, aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır n Şimdi yapılan uygulama (506 sayılı Yasa) n Buna göre ödeme süresini aşan ilk ay, yüzde on gecikme cezası uygulanacaktır. n Sonraki aylar ise, “her ay için Hazine Müsteşarlığınca belirlenen Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama bileşik faizi bileşik bazda uygulanacaktır.”
|
|
© Copyright 2003. All rights reserved. Contact: Kaan & Ufuk Powered by Kaan Benokan |