|
Emeklilik Sistemine Bir Yaklaşım
Tüm dünyada sosyal güvenlik
sistemleri, nüfusta meydana gelen yapısal değişimler nedeniyle matematik
dengelerini koruyamaz duruma düşmektedirler. Bu nedenle farklı yaklaşımlar
veya modeller gündeme gelmektedir. Emeklilik yaşamında insanın rahat bir
gelir elde etmesi de vazgeçilemez bir olgudur.
Aşağıda alıntı yaptığımız yazı
TÜSİAD’ın bu konudaki bir raporunu değerlendiren MESS Müşavir Avukatı Sayın
Cüneyt Danar’ın MESS İşveren Gazetesinde yayınlanmıştır (Ocak 2005-sh.14).
Rapora göre emeklilik yaşı artmalı
Ülkemizde sadece emeklilik
sigortalarına yapılan harcamaların, toplam sosyal güvenlik harcamalarının
%65-70’i civarındadır. Emeklilik sistemlerinde sağlanacak her türlü iyileşme
genel sosyal güvenlik sisteminin de iyileştirilmesi anlamına gelecektir.
Emeklilik sistemi üç ayak halinde
düşünülmüştür.
I.
Ayakta, emekli olan herkesin asgari bir yaşam standardını tutturmasının
amaçlandığı sistem;
II.
Ayakta, zorunlu bireysel hesaplara dayanan bir sistem ve
III. Ayakta da gönüllülük esasına dayalı bir bireysel
emeklilik
Reformun
en önemli kısmını oluşturan I. Ayakta, asgari emeklilik yaşının 15 yıllık
bir geçiş dönemi boyunca kadın ve erkek için 59’a çıkarılması ve geçiş
dönemi içinde her on yılda bir 1 yaş artırılması düşünülmüştür.
OECD
ülkeleri incelendiğinde ortalama emeklilik yaşının 65 olduğu dikkat çekilen
raporda, mevcut emeklilik yaşının ortalama yaşam beklentisine oranının
%77-85 arasında olduğu ifade edilmiştir.
Yaşam beklentisi rapora göre
Ülkemizde, 2045-50 yıllarına doğru 79’a çıkacak.
Buna uygun emeklilik yaşının 62-63
olacağı belirtiliyor.
Prim oranı azaltılmalı
Halen malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi %20 oranındadır. Bu oran birinci ayak yani zorunlu
sistemde %8 olarak düşünülüyor. Buna karşın aylık bağlama oranı %65’ten
%25’e indiriliyor.
Sistemin ikinci ayağı zorunlu
bireysel emeklilik sistemi. Burada beş yıldan az sigortalı olanlar için prim
oranı %8. Daha fazla süreli sigortalılar için seçme hakkı var. Yeni sisteme
geçmek isteyenler için sigortalılık sürelerine göre farklı prim miktarları
var. Eski sistemde kalacaklar için prim ve aylık oranlarında değişiklik
öngörülmüyor.
Bu iki ayakta primler işçi ve işveren
tarafından ortak ödenecek. III’ncü ayakta ise isteğe bağlı bireysel
emeklilik sistemi var. Primler sigortalı tarafından ödenecek. İşverenler
%5’i aşmamak üzere katkıda bulunmak isterlerse işveren primlerini teşvik
edici vergi bağışıklıkları imkanları getiriliyor.
Rapor işçi ve işveren üzerindeki prim
yüklerinin azaltılması ile istihdamın artırılmasını da amaçlıyor.
|