| |
|
Sigortalı Çalıştırılmadığının Bildirimi
506 Sayılı yasanın 79’ncu maddesinde yapılan değişiklikle, işverenlerin
sigortalı işçi çalıştırmadıkları takdirde, bu hususu daha önce yazılı olarak
kuruma bildirmeleri gerekirken, sigortalı çalıştırılmaya son verilen
tarihten itibaren bir ay içinde kuruma bildirmeleri esası getirilmiştir.
Ancak bu konudaki yükümlülüğün zamanında yerine getirilmemesi idari para
cezası uygulamasında “fiil” olarak sayılmadığından, bu işverenler hakkında
506 Sayılı Yasanın 140’ncı maddesi uyarınca işlem yapılmayacaktır.
Çalıştığı Saptanan Sigortalıların Bildirilmesi
Fiilen veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerin yanı sıra, kamu
kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı
anlaşılan sigortalılara ait olup, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin
14, 16, 17 ve 20’nci maddelerinde belirtilen belgelerin Kuruma
verilmediğinin anlaşılması halinde, bu belgelerin verilmesi hususunda
öncelikle işverenlere (veya varsa aracılara) bir ay süreli bir tebligat
yapılacak, belgelerin bu süre içinde verilmemesi veya noksan verilmesi
durumunda söz konusu belgeler ilgili Sigorta/Sigorta İl Müdürlüğü tarafından
re’sen düzenlenerek bir sureti işveren veya ilgili aracıya gönderilecektir.
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin söz konusu maddelerinde belirtilen
belgeler yapılacak tebligat üzerine verilse bile, 506 Sayılı Yasanın, 9 ve
79’ncu maddelerinde öngörülen yasal verilme süresi geçmiş ise, aynı Yasanın
değiştirilen 140’ncı maddesine göre idari para cezası uygulanacaktır.
Gecikme Zammının Hesaplanması
506 Sayılı Yasanın 80’nci maddesinin beşinci fıkrası, 4958 Sayılı Yasa ile
değiştirilmiştir.
Bu değişiklik ile, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının
tahsilinde, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasanın
51’nci maddesi hariç olmak üzere diğer maddelerinin uygulanacağı
öngörülmüştür.
1.10.2003 tarihinden itibaren, alacağın ödenmeyen kısmına, sürenin bittiği
tarihten itibaren %10 oranında artırılarak bulunacak tutara, ödeme süresinin
bittiği tarihten itibaren borç ödenene kadar her ay için ayrı, ayrı Hazine
Müsteşarlığı tarafından açıklanan Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç
edilen Devlet İç Borçlanma Senetlerinin aylık ortalama faizi, bileşik bazda
uygulanarak gecikme zammı hesaplanmaktadır.
Ancak ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük olarak
hesaplanacaktır.
( 29.12.2003 )
SOSYAL YARDIMLARDAN SİGORTA PRİMİ
KESİLMESİ
506 Sayılı Yasanın 77’nci maddesinin ikinci ve üçüncü
fıkraları 4958 Sayılı Yasanın 36’ncı maddesi ile değiştirilmiştir. Bu madde
1.1.2004 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.
Fıkraların eski halleri aşağıdaki şekildeydi.
“Şu kadar ki, yolluklar, çocuk ve aile zamları, ölüm, doğum ve evlenme
yardımları ile ayni yardımlar sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak
ücretlerin aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz.
Her sigortalının prim hesabına esas tutulacak aylık kazanç toplamının 50
kuruşa kadar olan lira kesri nazara alınmaz, 50 kuruş ve daha fazla olan
kesirler liraya çıkarılır.”
Yeni metin ise aşağıdaki şekildedir.
“Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve
kasa tazminatları, ayni yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca miktarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile
zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık
tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında
ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prim tabi tutulur.
Her sigortalını prim hesabına esas tutulacak aylık kazanç toplamının bin
liraya kadar olan lira kesri nazara alınmaz.”
Bu hükümlere göre, daha önceki uygulamada olduğu gibi, ölüm, doğum ve
evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları ile ayni
yardımlar miktarları ne olursa olsun sigorta primleri hesabına esas
tutulacak kazançlar tutarına dahil edilmeyecektir.
2.3.1995 tarih ve 16-104 Ek Sayılı Genelge’de belirtilen ayakkabı ve elbise
dikiş bedelleri
1.1.2004 tarihinden başlayarak prime tabi tutulacaklardır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenecek olan yemek,
çocuk ve aile zamları tutarları da prim dahil edilmeyecek kazançlar arasında
yer alacaktır. Bunların belirlenen miktarları aşan kısımları prim hesabında
dikkate alınacaktır.
Ayni yardımların nakden ödenmesi halinde bu miktarlar prime esas kazanca
dahil edileceklerdir.
Aylık kazanç toplamının 1.000 liraya kadar olan lira kesri dikkate
alınmayacaktır. Bu husus da 1.1.2004 tarihinden itibaren dikkate
alınacaktır.
(22.12.2003)
Köylerde Yapılan İnşaatlarda
Çalıştırılan İşçiler ve El Halıcılığı Dokuma İşçileri
506 Sayılı Yasanın 3’ncü maddesinin 1’nci fıkrasının (L) bendi ve II’nci
fıkrasının (A) ve (D) bentleri 4958 Sayılı Yasanın yayımlandığı 6.8.2003
tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmış bulunduğundan köy sınırları içinde
sigortalı çalıştırılarak yapılan inşaat işlerinde çalıştırılanlar ve el
halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında istekleri olup,olmadığına
bakılmaksızın 6.8.2003 tarihi itibarıyla tüm sigorta kolları uygulanacaktır.
Yapılan bu değişiklik üzerine köylerde yapılacak inşaat işyerleri hakkında
506 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağı hususunda Valilikler; daha önce
haklarında sadece kısa vadeli sigorta kolları uygulanan yabancı uyruklular
ve el halıcılığı dokuma işlerinde çalışan kimselerin de artık tüm sigorta
kollarına tabi olmaları gerektiği hususunda bu kimseleri çalıştıran
işverenler sigorta tarafından yazı ile bilgilendirileceklerdir.
İşyerini Bildirme
506 Sayılı Yasanın 8’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “işçi
çalıştırılmaya başlayacağı tarihten önce” ibaresi 4958 Sayılı Yasa ile “en
geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte” şeklinde değiştirilmiştir.
506 Sayılı Yasanın 8’nci maddesi, 4447 Sayılı Yasa ile1999 yılında
değiştirilmiş ve işçi çalıştırmaya başlamadan önce işyerini bildirme
yükümlülüğü getirilmişti. Bu değişiklikle ilgili olarak uygulamada sorunlar
doğmaktaydı.
Bu değişiklik 6.8.2003 tarihinden itibaren geçerlidir. Miras yolu ile
intikal eden işyeri için yeni işveren (mirasçı) tarafından düzenlenecek
işyeri bildirgesi, ölüm tarihinden üç ay içinde ilgili sigorta birimine
verilecektir.
Üç ay sonunda bu bildirgenin verilmemesi sonucunda, 506 Sayılı Yasanın
140’ncı maddesi (a) fıkrası uyarınca aylık asgari ücretin üç katı tutarında
idari para cezası uygulanacaktır.
YURT DIŞINDA İŞ ALAN MÜTEAHHİTLERİN
İŞÇİLERİ BAKIMINDAN İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIK (II)
Halen yurtdışında topluluk sigortasına tabi olup da isteğe
bağlı sigortalılığı 1.9.2003 tarihi itibariyle başvuran sigortalıların,
malullük, yaşlılık ve ölüm topluluk sigortalılıklar bu tarih itibariyle sona
erecektir.
Sigortalılıkları, yurt dışında çalışmaya başladıkları tarih itibariyle
başlayacak olanların, açıklamak gerekirse, isteğe bağlı sigortalılık için
aranmakta olan 1080 gün sigortalı olmak koşulunun, yurt dışı müteahhitlik
hizmetlerinde çalışan işçiler için aranmayacak olması nedeniyle “Sigortalı
İşe Giriş Bildirgeleri” Kurumca re’sen düzenlenecektir.
Bu sigortalıların sicil dosyaları, işyerinde çalıştıkları işverenin sicil
dosyasının bulunduğu sigorta müdürlüklerinde bulunacaktır.
Yurt dışında iş alan bir işverenin yanında çalışan ve 1080 günü doldurmadığı
halde isteğe bağlı sigortalılıktan yararlanan ve yurt dışındaki işi
süresince devam eden isteğe bağlı sigortalılığı, işçinin yurda dönmesinden
sonra, daha önce 1080 gün sigortalılığı bulunmadığı nedeniyle sona
erecektir.
İşçinin, 1080 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödemesi halinde
isteğe bağlı sigortalılığı devam edebilecektir.
4958 Sayılı Yasanın 40’ncı maddesi ile, 506 Sayılı Yasanın 86’ncı maddesine
eklenen fıkraya göre, 1.9.2003 tarihinden geçerli olmak üzere topluluk
sigortasına devam eden sigortalıların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
prim oranı %20 den %30 oranına yükseltilmiştir. Bu uygulama, sadece topluluk
sigortasına sayılan sigorta kolları bakımından tabi olanları kapsayacak
diğerlerini kapsamayacaktır.
(Yazım tarihi 8.12.2003)
YURTDIŞINDA İŞ ALAN MÜTEAHHİTLERİN
İŞÇİLERİ BAKIMINDAN İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIK
Ülkemiz ile arasında sosyal güvenlik anlaşması bulunmayan ülkelerde iş alan
işverenlerimizin bu işyerlerine çalıştırmak üzere götürdükleri Türk işçileri
için Sosyal Sigortalar Kurumu ile, Yasanın 86’ncı maddesi uyarınca, topluluk
sigortası sözleşmesi yapmaları gerekiyordu.
Bu işçiler için, zorunlu sigorta uygulaması malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları bakımından yurt dışına genişletilmişti.
4958 sayılı Yasa’nın 39 ve 40’ncı maddeleri ile 506 sayılı Yasa’nın 85 ve
86’ncı maddelerinde yapılan düzenlemeye göre, söz konusu kimselerin
istemleri halinde isteğe bağlı sigortalı işlemi yapılacağı hüküm altına
alındı.
Söz konusu düzenleme ile, yurt dışında çalışmaya giden bu işçilerin 1080 gün
sigorta primi ödemiş olma koşuluna bağlı olmadan Yasanın 85’nci maddesindeki
koşullarla isteğe bağlı sigortalı olabilmeleri olanağı sağlanmıştır.
8/8/2003 tarih ve 12-126.EK Genelge’nin D maddesinde konu düzenlenmiştir.
Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra söz konusu ülkelerde iş üstlenen
işverenler topluluk sigortası yapma yolunu da seçebilirler. Ancak işçilerin
tümü isteğe bağlı sigortalılık için başvururlarsa sözleşme yapılmayacaktır.
İşçilerin isteğe bağlı sigortalılık için başvurmaları halinde, kendilerinden
işverence yurt dışına götürüldüklerine ve işverenin bu işi üstlendiğine
ilişkin belge istenecektir.
Bu şekilde isteğe bağlı sigortaya tabi tutulan işçilere Türkiye İş kurumu’na
ibraz edilmek üzere bir belge verilecektir.
(30.11.2003 – yurt dışına götürülen işçilerle ilgili konu devam edecek)
Yasa değişikliği ile sosyal sigortalardan
yararlananlar bakımından ve sigorta kolları itibarıyla kapsam
genişletilmiştir. 4958 sayılı Yasa ile getirilen bu yeniliklerin
bazılarından önceki yazılarımızda söz ettik.
Bilindiği gibi 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Yasa ile
Ülkemizde çalışan yabancıların çalışma izinleri kapsamlı olarak
düzenlenmiştir.
Bu Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra, 4958 sayılı Yasa ile getirilen
değişiklik sonucunda, Ülkemizde çalışan yabancı uyrukluların, uyrukları ve
ülkeleri ile aramızda sosyal güvenlik anlaşması olup olmaması ve mülteci
veya göçmen statülerinde olup, olmadıklarına göre sigortalılıkları arasında
olan farklılıklar kaldırıldı.
Artık çalışma izni olan ve sigortalı olması gereken koşulları taşıyan
yabancı uyruklular zorunlu olarak sigortalı olacaklardır
Sigortalının sağlık hizmetlerinden yararlanması konusunda da önemli
değişiklik olmuştur.
4447 sayılı Yasa ile, sigortalının sağlık hizmetinden yararlanması, altmış
günü son altı ay içinde olacak şekilde son bir yıl içinde 120 gün prim
ödemiş olmak koşuluna bağlanmıştı.
4958 sayılı Yasada yapılan değişiklik ile (md 29) sigortalı, hastalığın
anlaşıldığı tarihten önceki yıl içinde 90 gün hastalık primi ödemiş ise
tedavi edici sağlık yardımlarından yararlanacaktır.
4857 sayılı İş Yasası doğum öncesi ve sonrası izinlerinde artış getirmişti.
Sosyal Sigortalar Yasasında yapılan değişikliklerle İş Yasasına uyum
sağlanmıştır doğum öncesi ve sonrası izin süreleri paralel hale
getirilmiştir. Sitede Yayınlanma Tarihi :
26.11.2003
İsteğe bağlı ve topluluk sigortası
Çalıştırılan mahkum ve tutuklular için bazı sigorta kolları
bakımından zorunlu prim yatırılacak ve istekleri halinde isteğe bağlı
sigortadan yararlanacaklardır.
29.7.2003 tarih ve 4958 sayılı Yasanın 25’nci maddesi ile, 506 sayılı
Yasanın değişik 2’nci maddesine, ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere bir
fıkra eklenmiştir.
Buna göre, ceza infaz kurumları ve tutukevleri bünyelerindeki tesis, atölye
ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular için iş kazası ile
meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları primleri
ödenecektir. Ancak, bu hükümlü ve tutuklular istekleri halinde 506 sayılı
Yasanın 85’nci maddesindeki koşulları taşımaları halinde isteğe bağlı
sigortalı olabilirler.
Bu şekilde çalışanların işverenleri, ceza infaz kurumları ile Tutukevleri İş
Yurtları Kurumu, işveren vekilleri ceza infaz kurumları ile tutukevleri iş
yurtlarının sorumlu müdür ve amirleridir.
Kapsama giren hükümlü ve tutuklular 1.1.2004 tarihinden itibaren sigortalı
sayılacaklardır.
506 sayılı Yasanın 3’ncü maddesinin birinci fıkrasının (I) bendi 4958 sayılı
Yasanın 57’nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır (“Yalnız ceza ve ıslah
evleri içindeki atölyelerde çalıştırılan mahkumlar,” sigortalı
sayılmayacaklar arasında bulunuyorlardı).
Sitede Yayınlanma Tarihi : 19.11.2003
Sosyal Sigortalar Yasasında yapılan değişikliklerin bir bölümü
sigortalıları doğrudan ilgilendiren değişikliklerdir. Diğer bir bölümü ise
işverenlerin yapacakları işlemlerle ilgilidir. Kurumun yayınladığı son
genelgelerle ilgili olarak şimdiye kadar sigortalıları ilgilendiren
bölümleri inceledik.
Perşembe gününden başlayarak işveren işlemleri ile ilgili yenilikleri
inceleyeceğiz.
KIZ ÇOCUKLARI İLE ANA VE BABANIN HAK SAHİBİ OLMA KOŞULLARI
506 Sayılı yasanın 23’üncü maddesinin VII numaralı bendi ile 68’nci
maddesinin I numaralı bendinin C alt bendi (a) fıkrasında ve 71’nci
maddesinin I numaralı bendinin C alt bendinde ve ayrıca 24’ncü maddesinin
birinci fıkrasıyla 71’nci maddesinin IV numaralı bendinde yapılan
değişiklikler sonucunda aşağıdaki gelişmeler meydana gelmiştir.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının çocuklarına gelir
bağlanması konusunda Yasada değişiklik yapılmadan önce, gelire hak
kazanmaları açısından, erkek çocuklar ile kız çocuklar arasında bir fark
bulunmaktaydı.
Öğrenimdeki erkek çocukların, herhangi bir işte çalışmakta olmaları halinde
bile, bu çalışmaları nedeniyle SSK ve diğer emekli sandıklarından gelir veya
aylık bağlanmamış olması koşuluyla gelir alabilmeleri öngörüldüğü halde, kız
çocuklara gelir bağlanması için bunların aynı zamanda bir işte çalışmamaları
zorunlu kılınmaktaydı.
23’ncü maddenin 7 numaralı bendi Yasada yapılan değişiklikten sonra,
“Sigortalının kız çocuklarına bağlanan gelirler, Sosyal Sigortaya, Emekli
Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya buralardan gelir ve aylık almaya
başladıkları veya evlendikleri tarihi takip eden devre başından itibaren
kesilir.” şekline dönüşmüştür.
Böylece erkek ve kız çocuklar arasındaki fark ortadan kalkmıştır.
Ölen sigortalının çalışamayacak durumda olan malul kız çocuklarına, sosyal
güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almamak
kaydıyla, 68’nci maddeye göre aylık bağlanabileceği gibi, 71’nci maddeye
göre de ölüm toptan ödemesi yapılabilecektir.
506 Sayılı Yasaya eklenen 47’nci madde ile Kurumdan gelir veya aylık almakta
olan kız çocuklarının sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış bulunan
ülkelerde çalışmaya ya da buralardan gelir veya aylık almaya başlamaları
halinde Kurumca bağlanan gelir veya aylıklarının kesileceği öngörülmüştür.
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nden
16 Ocak günü Resmi Gazete’de yayınlanan Yönetmelik 1 Mayıs günü yürürlüğe
girdi.
“İşyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu
kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden” de çalışma
tespiti yapılabilecektir.
Yeni Yönetmeliğe göre “ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırmadığı ve ücret
ödenmediği beyan edilen sigortalıların 30 günden az çalıştıklarını gösteren
bilgi ve belgeler” aracılar tarafından da Kuruma verilecektir.
“İşveren, kendisinden iş alan aracı ile başka bir işverene iş görme edimini
yerine getirmek üzere geçici olarak sigortalısını devrettiği işverenin adını
ve soyadını, ikametgahını, varsa işyeri adresini, aracının işe başladığı;
geçici olarak sigortalısını devrettiği tarihten itibaren aralarında
düzenlenen sözleşme ile birlikte en geç bir ay içinde ilgili üniteye yazılı
olarak bildirmek zorundadır.”
“İşyeri bildirgesi, en geç sigortalı çalıştırılmaya başlandığı tarihte iki
nüsha” olarak verilecektir.
|
|
|