<%@ Language=JavaScript %> ÇALIŞMA HAYATI
              

Ana SayfaMevzuatMakalelerGüncel BilgilerİstatistiklerSorularEnglishLinkler

Toplu İş HukukuBireysel İş Hukukuİş Sağlığı ve GüvenliğiYargı KararlarıBireysel EmeklilikKitaplarSağlıkSSK

Çalışma YaşamındanArşiv

 

5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu” ile getirilmesi amaçlanan “Yeni Sosyal Güvenlik” sistemi ile ilgili gelişmeler ve neler getiriyor sorularına, kavramlar halinde açıklamalar getirecek yeni bir bölüme başlıyoruz.

Burada konu sadece iş sözleşmesi ile çalışanlar açısından ele alınacaktır.

5510 sayılı Yasa, 4’ncü maddesinde sigortalı sayılanların kimler olduklarını belirlemektedir.

Buna göre, 506 sayılı Yasadaki sigortalı tanımı, yeni Yasada nasıl yer almaktadır?

Sigortalı sayılanlar (4’ncü Madde)

“Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;

a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,

 

b) Köy ve mahalle muhtarları, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;

1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar,

2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr sicili ile birlikte kanunla kurulan meslek odalarına usûlüne uygun olarak kayıtlı olanlar,

3) Anonim şirketlerin kurucu ortakları ve/veya yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,

4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,

 

c) Kamu idarelerinde;

1) (a) bendine tâbi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp, ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,

2) (a) ve (b) bentlerine tâbi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,

sigortalı sayılırlar.”

 

Yukarıda yer alan maddeye göre;

(4a) İşçiyi, yani eski 506 sayılı Yasaya tabi iş sözleşmesiyle çalışanı,

(4b) Bağımsız çalışanı, eski uygulamaya göre Bağ Kur’a tabi olanları,

(4c)  Kamu görevlilerini, memurları tanımlamaktadır.

 

Yasanın ilgili maddelerinde yazılanların kimleri anlattığını belirlemek için bu şifrelerin iyi bilinmesi gerekir. Yasanın yazım tekniği, geri dönüşlerle sürekli olarak bu maddeye atıflar (geri dönüşler yapmaktadır).

 

 

Prime esas kazanç ne demektir, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda nasıldı, yeni düzenleme nasıl olacak?

 

5510 Sayılı Yasa;

Prime esas kazançlar (Madde 80)

“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında; (4a, işçileri tanımlıyor, ÇH notu)

a)

Hak edilen ücretler ile prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay için  yapılan ödemelerin brüt toplamı esas alınır.

b)

  • Ölüm,
  • doğum ve evlenme yardımları,
  • görev yollukları,
  • kıdem tazminatı,
  • ihbar ve kasa tazminatları,
  • Bakanlıkça tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek

- yemek,

-çocuk

-aile zamları,

-özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgarî ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları,

-görevin yerine getirilmesi için zorunlu olarak yapılan aynî yardımlar

-Bakanlıkça belirlenecek diğer aynî yardımların asgarî ücretin % 30'unu geçmeyen kısmı, prime esas kazanca tâbi tutulmaz.

c) …….

Yukarıdaki fıkranın (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında, her ne adla yapılırsa yapılsın, tüm ödemeler prime esas kazanca tâbi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tâbi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.

 

Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tâbi tutulur.

Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin üst sınırı aşan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak oniki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilave edilir.

Toplu iş sözleşmelerine tâbi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tâbi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.

Saatlik, günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve kâra katılma gibi belirsiz zaman ve tutar üzerinden ücret alan sigortalıların prim ve ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 82 nci madde hükmüne göre belirlenen alt sınırdır.

Bir işverene tâbi olarak çalışan sigortalının belirli ücretinin dışında, ayrıca yukarıdaki fıkra kapsamında ücret alması halinde, prime esas günlük kazancı bunların toplamından oluşur.

Bu Kanun gereğince primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.

Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir.

 

Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.

İşveren ve sigortalı arasında çağrı üzerine çalışmaya dayalı yazılı iş sözleşmesinde taraflar arasında çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş ise, sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı yukarıdaki fıkra hükmüne göre hesaplanır.

 

Bağımsız çalışanlar (Eski Bağ Kur üyeleri)

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların aylık prime esas kazançları, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Ancak beyan edilen kazançta bir değişiklik olması durumunda, sigortalının yeniden beyan ettiği kazanç üzerinden hesaplanan prim tahsil edilir.

 

Bağımsız çalışanın işyerinde işçi çalışıyorsa

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişi, aynı zamanda işveren ise beyan edeceği aylık kazancı, çalıştırdığı sigortalıların kazancının en yükseğinden az olamaz.

 

Beyanda bulunmayan sigortalının primleri, prime esas asgarî aylık kazanç üzerinden hesap ve tahsil edilir. Beyanda bulunmayan veya beyan ettiği kazancın düşük olduğu tespit edilen sigortalıların prime esas kazançları, tespit edilen kazanç düzeyine çıkartılarak beyan edilen kazançla arasındaki farkın primi 89 uncu madde hükümlerine göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edilir.

 

Sigortalı olmayı gerektiren şekilde (burada sigortalı kavramı artık sadece işçileri değil fakat işçi, bağımsız çalışan ve memuru kapsıyor) birden fazla işte çalışılması halinde, bu Kanun gereğince alınacak primlerine esas tutulacak aylık ve günlük kazancının tespitinde, yalnızca bu Kanunun 53 üncü maddesine göre belirlenen 4 üncü maddenin ilgili bendi kapsamındaki işlerden elde ettiği aylık ve günlük kazanç tutarı ayrı ayrı dikkate alınır ve primler buna göre hesaplanır.

 

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecektir.

 

Konuyu açıklayabilmek için ilgili madde esas alınmış ancak anlatım açısından düzenlemeler yapılmıştır.

506 sayılı Yasada prim tavanı aşılan aylarda, ki bu aylar ikramiye vs ödemesi yapılan aylardır, toplam ödeme miktarının tavanı aşan kısmından sigorta prim kesilmezdi. Yeni düzenlemeyle, tavanı aşan kısım ertesi ay prime tabi tutulacaktır. Yani tavanın altında ücret alıp diğer ödemelerle birlikte aldığı miktar tavanı geçen çalışanlar için, tavanı aşan kısım için prim kesintisi söz konusu değilken bu düzenleme ile prim kesintisi söz konusu olacak ve ele geçen net ücret azalacaktır. İşverenler bakımından da bu miktar için ayrıca işveren payı ödenmesi söz konusu olacaktır. Bu yeni bir yüktür.

 

© Copyright 2003. All rights reserved. Contact: Kaan & Ufuk Powered by  Kaan Benokan